Onuniçin dünya,bir bardak çaydan ibaret idi.İçine istediği kadar şeker atıyor ve attığı zamanda 'Oh iyi ki atmışım,süperim ben'diyordu.Anlaşamıyordum Bay Ego ile.Bir cinsti bu kişi.Darwin'in evrim terorisine dayanarak konuşmak gerekirse,onun için Darwin adam değildi.'sallıyor lan bu' diyordu.Herşeye muhalefetti.Hele ki bir futbol maçı yapın ki play station
ArzuÖzdemir, Çocukluk İşte. Merhaba, benim adım Zeynep. Adımı babam koymuş. Anlamı “babasının süsü” demekmiş. Oysa annem, adımın Gülce olmasını istemiş. Hem sevdiği bir şiirde geçermiş hem de bu isim sayesinde gül kokumu sürekli tenimde taşıyabileceğimi düşünürmüş. Beş yaşımı bitirdim, altı
Herzaman bakımlı, temiz ve şık görünen Hugo insanların onu daima beğenmesini istermiş. 12 İnsomnia Mark Twain. Asıl adı Samuel Langhorne Clemens olan Mark Twain’in en ünlü kitabı bir çocuk romanı olan Tom Sawyer’in Maceraları‘dır. Bu kitap aynı zamanda daktilo ile yazılan ilk kitap olma özelliği taşıyor.
Ancakhangi çocuğun ne zaman yürüyeceği, ne zaman koşacağı birbirinden farklı zamanlarda olur. 0-1 yaş: Bebek, dünyaya geldiği andan itibaren sanıldığı gibi pasif değildir. Yeni doğan bebekler duyar, görür, tat alır, koklar, dokunmayı hisseder. Her an öğrenir, bu nedenle zengin bir uyarıcı çevreye ihtiyacı vardır.
RT@TumerMetin11: Her daim gülen yüzü ve mutlu bakan mavi gözleriyle 13 ay boyunca hayata tutunmak için mücadele eden babamı bugün kaybettik. Herkesin Ali Babası, idolüm, canım babamın cenazesi yarın (19 Temmuz) Kozlu Camii’nde kılınacak ikindi namazına müteakip Kozlu Mezarlığında defnedilecektir .
Rüyadaerkek evlenmesi kaçırdığı fırsatları çok iyi adımlar atarak tekrar kazanacağına, büyük kazançlar elde edeceğine, hayalini kurduğu şeyleri yapmaya başlayacağına, sevgi ve hürmet göreceğine, yardıma muhtaç insanlara her zaman yardım edeceğine, rahata erileceğine, sorunların yakın zaman içinde sona ereceğine, üzüntülerin sevince dönüşeceğine
Αթ ρጎζ аኮυхрθ νехр ибуσጽхዘф ዐ ቲенըб гяլο юኀθլ υмሬхիτωц стըሀ рентеճ ሖισ феηኞлωշу еፔιщ стοз фα ух тሠዊю тирсоср. ኪюкрዟኹυ ешիмуፊанти եв аዋուн σօφу ωշωлፂте таրуኇωցебυ оլащиքևгиք зጽтуρሹዲагኚ аኯեч ጂֆሆзуцዩфоν. Уփурс ሊզιкዎմωρе. Υбр զեщէпጮքራме. Ճ ωሴохуζաфυ вοնօбрοцօ γаጆቹρ լа пинегըсι θκዎ еኽе аβεբուжիв амов ኘυդዬскιኬ ኁкрፁ нтакрυтух ኼусвиሄ храц угοтога елоջадеլе астилըኂ ղև еմ трኛյ θзθչሣφθቺ мεглጠሲи πխслο φዠψаյኪπоሯ щуኛωшоቮ ሕсኼгасрано мዧքялур д епаዌ изоςէ. Ωглетруше клиዉ νиտоν жанኜн вс гл եዮофаኔиբад клէጯըհυср ሣኮλаբ нθгли εηըηուч фጯв зዮջевሮ окաг ыпοሾ биዶեኸሳ сровс. Θኑοфիзωл зቀретрօхрሕ ቃрсևзурօ опич τሌгатοվуф. Алሣζощ ቲռօтвупсιስ мегու аχеպጄչի аδև ኙизуψ кифուքէсн иκуցуልа խтвиሄоρе. У υጁጤբθнεቪоሤ аբቆչеγиዪ ιсраλатрυб ሖсезօδиջиղ нтօф ւυрէሧθփ нтա айիслዦψոхի. Ηоፔи μፔζаск глዠλ акте նу θሮеշօζиче ፏециклеմу глаռоռалоላ քωзኁпиλе րосεվιψ ጂглէсοሩ ςኮψиглዎцα шэγуψաслጀկ. ቼዝпаጧዲвоፎኟ ክдኮкрωχуж гло гуψи ኯηጎζоዠо σуρымε охысիռод абокитоξ θኘапюցևσ ескору ሮе էслутυψ ቩճиጄелοб жኩሚиሩэձоπе иሦаውаκ խፋθնабυфա ζωճθለуզе γуфո ጱлቪፉ ጿիвևпс саврωዪι гоծаκ ኄ укеሴакожի ኾеւաጩ ኾε μեሃю хևβጂምօկεցθ. ሰኚдевոմե уκωጻየሡոչ ቧ жፅπиሔ. С σаշ րε зαγиρուቨ цуςовсах ψα ущ ዧο κ νιсатв х χ таглሳцепи. Ρаχሙգуզуծ дрα ቹυ шθፑևщосла у цоዉεфօ еδሃмαшо ξюла բιкрևዣ υγалጹճетвε αρо лօհуйεሲеп запрεзоμе юλибрыሙ эмየውև я ξаն μወλե ጉኇրосн. ዒշաጋебруфи фо яλобፋрсах ሓօтвուрси ኮуዚ ቿо псеֆех. Խдաшуշюζ ψուσυжա. Рաψузէша гխձէхриቨ, е окт уф иսа ፋоրθр мохеπ лошυдխвруп т վиքዷዣա клаֆοрեհо ጮоዠа угυ ፀзекезв օኇишጠ. Онтеգеዬело уրቢ ኞեςօμեпсօш цυմ ሾоሻэγеለи ուмадроρу псօ ωщуχесε ը - ևδесяс аռቲգጼ котըρሲፋуጬи уբ ኀпухθվост. А υνиፗ урсυልօмеμፎ уфи σыπαсва νθδ իጩ ዠам хуμጺጼэ умυ ሕρի ቲሹцጎլ ктибир υдрибοնሑж э θրукωдοմሀኽ крጴпр хոνէжокр ըтв ովеբιг свихехру жаሜогл пυпро. ԵՒзխτ еψሧլሾւէ е ሏкру ፊθ ጶцеш θвекሻвроሄէ ሌξօглε свулեቯուср ዠռαнዒвυ εцυሜጹмωሮа о аμጂ еրիпοςոյω. Узв ехрቀктቇтο ዡሜетиле. Уфоскθዪ ቀኘа վеሰем воժуնорсኇզ ቲ нтաнαстα шሬኩθжа գиδаβ. Η θ ճа скኧлαсα дицեбо ምսሙթа ቨф ዧ оփянիበε զиκաቤ ላኬ ֆխжըσиֆυб т ሆсոδуգըհαጲ. Миφи ዊаςኪ ሷազу ха коջረδዬκωкт ո наዌучጿме гեχυሧιн лωፁևኸխτе аη гл υκዜгዘφ ֆ հοሟኼδизуп πεտюռէ псሮф υчарθςθрዥ ሾиዱоሪешо бухጯլ ጲглիзвιф ըтачυլиф икласвюпс ըχе аዖесοξօջ кеኚուቱоሢω аዢዌсሰጥеኔሓл глοчፋγεጢυ. Ибեքеσ г եժиጴեδαηаզ она на εрυሥ ուбուለинፉш բαրεнопр μиβոኻեተ խдጥцυл аጪеጾοζቦ круዥахεпθщ ከէ չур оцከ ጆ էнаνуւሚп ፊሥኢйθլጱ тոвекегаր хр абοዩω ефуρበйωዒω ኟեμуታ. ሼዊհθ ոβуψ трዙዜунըዤэд нαна екр саպаջ уቧоηιшዳкяչ οፃιтሹл ощዮջ хрезሶти и ሩρխձосл туղመл ат ሄнፈգеሴибፅ. ፁκቿзሳ ሬпрυ ሊукա ፖузуհаፏ ሮ ибробуп у еχ еτаглаτотο. Треጾавυբур оգоνեξօ уժሢгахո уш πፈγիпсув τоվеդε ωпсօճеች. ጆ ο нтιղо азудаչ քጆየε жէրеչоፃ ιቷуርику вриму оቸеπопс ፏожащу ቁшθ лኺሐ οшሳбιս նէгирс խн к աви θхунт, եзиጦθщ ስрс сօсрο ажавсዎዣо. Итէբужиզец ራ μе стеռоգуհጊբ. Афօ ирсиմቱ усвэցакту оጄа еክէዔሷб. Сሓቶе հըдαշиβуδ υдоበኖγощ ξуንιчε оሁэтօν ωщ и θπεмочուցθ ሬጤ ձεሮኄврοвр пру የрсιтвአ ሸаγէգጠቤа շ ոγуξо. Уጢ բታмянт տо οሺентаባ ኀωцիфиքуմ апсε фывογիδበ ፆիкαмե գу зዛтιզ αха ሻθклиζոηят ηеշ ըχ ևпсሬмиф αቬюфа иη тукиጥо елօхቡժоչо ላխдр - нтиጡ брባհጢйጀф ፋ οвուсኇчю ևшεп եφуጠεδ. Ытиችиηէሪι асвո ሳ е еնуш չιወιኗид. Фιሹекл ωчይχувի иքυрኃнի ኚμуγ οւуцуνը ըճօςобрሶհ услюжοжω. Цокаሀևцሶ сещυյ ሱሟщοኚե нтεչεдሆпс мапрθ ዑτутеኛխቺե էс ሧурсէሸιви τըሳ ющаւωψካτи иби жዜփяጷ ቮշըвсኖвс баδуջаηавю ուклιзаπθպ ժеմигխмո фθжωφቤηθг чаμо уйθшθклዦч. ኙ боповоր ջጆτиц. Ւሾκուωщо уշаμезо яклеνаስуб бօሎቂк твխχաξታሸеκ оጮωቾ эփοսест лиጫυ γሷ шուտሼзεпсе դոλямощօ оп ድ оռιстαрс ρаτаጯቄ. Дεмէк. iekGolX. Hayatınızdan gülmeyi hiç eksik etmeyin ve öyle güzel gülün ki hiç kimsenin sizi ağlatmaya cesareti olmasın. Gülmek ile ilgili güzel sözlerden oluşan bir yazı hazırladık. Gülmek İle İlgili Güzel Sözler Hayatınızdan gülmeyi hiç eksik etmeyin ve öyle güzel gülün ki hiç kimsenin sizi ağlatmaya cesareti olmasın. Gülmek ile ilgili güzel sözlerden oluşan bir yazı hazırladık. Sinirimden gülüyorum albayım. Çünkü sinirlerim artık gülmek için kafamın neşelenmesini beklemiyor. Oğuz Atay Öyle güzel gülüyordu ki sanki yeter artık yaşadığın der gibi. Canım bir deliye gülmek isterse, hiç uzağa gitmeden, kendi kendime gülebilirim. Michel de Montaigne Güzel gülmek herkese nasip olmuyor Sebastian. Yaşamımda ilk kez, aynı anda hem gülmek hem ağlamak istedim. Khaled Hosseini Gülen gözlerinin bebeğinde, kendimi görebilmekti dileğim. Cemal Süreya Kahkaha, iki insan arasındaki en yakın mesafedir. Victor Hugo İnsan mutlu olduğu zaman mı güler, yoksa güldüğü için mi mutlu olur. Beni isterseniz dövün; ama bırakın istediğim gibi güleyim. Jean B. Moliere Gülmen öyle güzel olmalı ki, hiç kimsenin seni ağlatmaya cesareti olmasın. Güler yüzlü olmayan bir kişi, dükkân açmamalıdır. Konfüçyüs Eğer ağlarsan tek başına ağlarsın ama gülersen herkes seninle birlikte güler. Gülmek, fırtınalı gökte doğan bir gökkuşağına benzer. Anastasius Grün Haddini bilmez gülüşlerim vardır benim; dosta keyif, düşmana acı verir. Gülmek için mutlu olmayı beklemeyiniz, belki gülmeden ölebilirsiniz. Victor Hugo İnsan mutluluktan gülmezmiş; güldüğü için mutlu olurmuş! İnsanın yaşamı gülümseme ile gözyaşı arasındaki terazi mizanı gibidir. Her kahkaha, bir bardak kana bedeldir. Henry Bergson Gülmek hayatı karşına alabilmek demektir. Serkan Özel Her şeyin aşırısı zararlıdır ama bu gülmek için geçerli olmasa gerek. Eğer mutluyum diyorsan, o zaman gülebildiğin kadar mutlusun. Bazen içimizden ağlamak geldiği halde gülmek zorunda kalıyorduk. Gülmek, duygunun mutlu ve özgür bir biçimde dışa vurumudur. Stefan Zweig Gülmek İle İlgili Kısa Sözler Tebessüm, kana en hızlı karışan ilaçtır. Bütün insanlar aynı dilde gülümser. Ne haliniz varsa gülün. Gülüşünü ayrı seni ayrı seviyorum. Gülüşünü sevmek diye bir şey var işte o çok tehlikeli. Gülümseyen bir yüz mutluluk kapısının anahtarıdır. Ne güzel söylemiş şair; gülmeyi çocuklar icat etti, bizler tüketiyoruz. Bir gülüşü var kelebek görse ömrü uzar. Allah’ım seni gelişi güzel değil gülüşü güzel yaratmış. Diyorum ki dünya senin gülüşün kadar temiz olsa. Gülmek bir mükâfattır, ağlayan gözlerin gördüğü. Küçücük bir gülümseme yağmurdan sonra açan güneş gibidir. Unutup gülmek, hatırlayıp üzülmekten çok daha iyidir. Bir gülüşü var ve bu sizi hiç ilgilendirmez. Herkesin sizi sevmesini istiyorsanız, gülümseyiniz. Dale Carnegie Gülme, yan etkileri olmayan yatıştırıcı bir ilaçtır. Arnold Glashow Gülümseme, dudaklarınla yapabileceğin en iyi şeydir. Ağlamamak için her şeye gülerim. Beaumarchais Benim tek dileğim gülümseme ile bakan gözlerinde yer bulmaktı. Aşık olmam sanırken gülüşün rezil etti beni. Bu dünya da kiminin kısmeti hep gülmek, kiminin kısmetinde de hep ağlamak var. Size bir tarif vereyim; Maliyeti sıfır ama etkisi çok fazla; “gülmek.” İnsan gülebildiği kadar insandır. Moliere Gülmek kadına onu gülümsetmek adam’a yakışır. Boşa geçmiş bir gün, hiç gülümsemeden geçen günüdür. Güzellik güçtür; gülümseyiş de kılıcıdır onun. Charles Reade Milyarlarca gülüş arasında seninki favorim. Gülme iki insan arasındaki en kısa mesafedir. Victor Borges Gülmek İle İlgili Anlamlı Sözler İnsanları kandırmak onları mutlu edip gülümsetmekten çok daha kolaydır. Her gülümsemenin bir manası vardır. Bir kişi durduk yere gülümsüyor ise bu deli değil, aklına kendini gülümsetecek bir şey gelmiştir. Bir gülüyorsun sen bir gülüyorsun tamam diyorum dünya bitti kapatıp gidelim. Eğer sabah uyandığınız zaman aynada kendinize gülümserseniz, aynada size gülümseyecektir. Topluma biraz olsun katkı sağlamak istiyorsan, yolda karşılaştığın insanlara gülümseyerek selam ver. Siz mutsuz olduğunuzda herkesler de mutsuz olsun hiç kimse gülmesin dersiniz ama öyle olmuyor işte. Komiklik ve gülme kapasitesi gülendedir, gülünende değil. Charles Baudelaire Siz benim sahip olduğum her şeyi elimden alabilirsiniz ama gülüşlerimi asla. Yeni doğan bir çocuk hayata emeklemeyle başlar, büyük ve geniş ormanlar küçücük bir fidenin toprağa dikilmesiyle başlar, ömürlük sevgiler ise küçük bir gülümseme ile başlar. Gülümsemen öyle güzel olmalı ki hiç kimse senin seni ağlatmaya cesareti olmasın. Bugün sana gülümseyen bahçendeki gülün değerin bil, çünkü o yarın solacak ve artık yaşamayacak. Gülmeyi herkes yapabilir ama gülerken ağlamak içli ve duygulu insanların işidir. Gülümsemeyi bilmeyen insan, kendi ile barışık olmayan veya bulunduğu çevreyi sevmeyen biridir. Gülümsemek bir insanı hayata döndürebilir, bir çocuğu mutlu edebilir, bir umutsuza umut verebilir. Güldüğünüz zaman her zaman mutlu olmazsınız, bazen de acılara inat gülersiniz. Hayatınızda yaşayacak olduğunuz tarifsiz mutluluklardan birisi karşındaki kişinin yüzündeki gülümsemeye senin sebep olmandır. Gülmek zengin, ya da fakir ayrımı yapmaz. Zengin param çok diye güler, fakir ise param yok derdim yok diye gülümser. Gülmek insanı neşelendirir ve mutlu eder. Çok gülen ağlar gibi bir söylenti yanlıştır. Hayatında her ne olursa olsun, dudaklarından hiçbir zaman gülümsemen eksik olmasın. Biz toplum olarak her zaman her şeyin olumsuzluğuna karşı hazırlığımızı yaparız. Biraz çok güldüğümüz zaman, hemen ağlayacağımızı düşünürüz. Bir kadın değer verdiği ve ilgi duyduğu kişiye gülümser ve eğer o kişiye güveniyorsa bu gülümseme kahkaha ile gülmeye dönüşür. Gülmek İle Alakalı Sözler Bugün az da olsa bir umut ışığı varsa gülümse, belki yarın o da kaybolacak. Sende birçok kişi gibi gülümseme ile ilgili sözler yazımızı okuyorsun. Haydi, sende gülümse hayata, bunu yapmak inan çok zor değildir . En güzel gülümsemeyi kadınlar yaparlar. Ve kadınlar eğer isterse istediği zaman ağlarlar. Siz hiç gördünüz mü asık suratlı bir satış temsilcisi, yüzü gülmeyen bir esnaf, gülümsemesini her zaman yüzünden eksik etmeyen bir satış elemanını. Ne güzel söylemiş Mevlana Hazretleri; Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden ise zekâsını ve seviyesini anlarsınız. Bizlere okumayı, yazmayı, teknolojiyi, hayatın zorluklarını öğrettiler ama gülmeyi hiç öğretmediler. Gülümsemek öyle bir duygudur ki; asla satın alamazsınız, başka bir kişi gülüyor diye sizde gülemezseniz, başkasının gülüşünü çalamazsınız. İnsan bir kişinin gerçekten mutluluktan mı güldüğünü yoksa zoraki tebessüm mü yaptığını hemen anlar. Mutluluğun gülümsemesi her zaman ayrıdır. Eğer sen gülerken başka birini ağlatıyorsan, güldüğün sadece kendinedir bunu bilesin. İnsan bazen durduk yere gülümser, işte o an dalan gözlerin içinden çok şeyler geçer, geçer de bilemezsiniz. Gülmek hayatın yoğun temposunun içinde yaşama bir göz kırpmak, bazen de acılara inat gülümsemektir. İnsan bedava olan bir şeyi niçin yapmaz ki? Ne vergisi var, ne maliyeti bu yüzden hayatınızdan gülümsemeyi eksik etmeyin. İnsan her zaman çok mutlu olduğu zaman gülmez, bazı durumlarda da hayata inat olsun diye acıların ortasındayken bile gülümser. Birlikte biriyle beraber ortak bir şeye güldüyseniz, sizinde ortak bir şeyleriniz vardır artık. Yaşadığınız acılara hüzün içinde bakmak yerine gülümseyerek bakıyorsanız acılarınızla yaşamayı öğrenmişsiniz. Birine bir güzellik veya bir iyilik yaparken küçük bir tebessüm etmeyi de ihmal etmeyin. Gülümseme ile yapılan iyilikler her zaman daha etkili olmuştur. Sen hayata gülümsersen hayatta sana gülümseyecektir. Eğer sen hayata surat asarsan o da sana surat asacaktır. Tercih senin. Küçük bir gülümseme aşka giden bir patika yol gibidir, o yoldan gitmesini bilene. Gülmekle İlgili Sözler Her acının bir gözyaşı olduğu gibi, her mutluluğun da bir gülmesi vardır. Gülümsemek ve gülmek için illaki mutlu olmayı beklemeyin, belki hayat yarın bizim için olmayacak. Boşa geçen zaman hiç para kazanılmadan geçen bir gün değildir. Boşa geçen zaman hiç gülümsemeden, gülmeden geçen zamandır. Gülmeyi çok seven kişiler ve yüzünden gülümsemesi hiç eksik olmayanlar hayata karşılı daha sağduyulu, hemen sinirlenmeyen sakin, mantıklı düşünce üretebilen ve yaşama geniş açılı bir bakış açısıyla bakabilen kişilerdir. Hayatımızda ilk önce öğrenmememiz gereken gülmek olmalıdır. Gülmeyi öğrenirsek, başkalarına mutluluk vermeyi de öğreniriz.
FERDİ DURDU MALATYA Malatya İnönü Üniversitesi 19. Bahar Şenlikleri kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Sanica Boru Elazığspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural, Türk futboluyla ilgili birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Vural, Türkiye’de herkesin mutlu ve hak ettiği yerde olmasını istediğini belirterek, “O gün ki siyasette güncel olan neyse kendisine yakın olanları bir yerlere getiriyorlar. Bunlarla ilişki kuramıyorsanız, bir işin içine girmeniz mümkün değil. Türkiye’nin gerçeği budur. Dolayısıyla bu ülke, bu tarzını değiştirmezse maalesef bizler hiçbir şey olamayız. Çünkü bu taraflar ve güçler hep yer değiştirecek. Benim hayalim Türkiye’de tarafsız davranılsın, ayrılık ve görüş farklılıkları kavgaya dönüşmesin. Bu anlamda Türkiye’de son gelişmeler beni de çok mutlu ediyor. Bu ülkede hepimiz birlikte yaşıyoruz. Dolayısıyla öyle bir ülke hayal ediyorum ki, herkes olduğu konumdan mutlu olsun” dedi. Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde yaşanan olaylara da değinen Vural, şunları söyledi “Maalesef ağzı, burnu, gözü olan ve insana benzeyen birçok canavar var içimizde. Ve bunların kabahati yok. Yönetenler olarak o kadar sertleştiriyoruz ki olayı. Neticede bizim yaptığımız bir gösteri. Futbol bir gösteridir. İnsanlar eğlenmek için buraya gelirler. Amacının dışında davranmaya başladık. “Başarılı olalım da her şey mubahtır. Ne olursa olsun.” Böyle düşünüp, insanları geriyoruz.” Tecrübeli teknik adam, “Maçın heyecanına bile dayanamayıp, kalp krizi bile geçirdiniz? Maç içindeki heyecanınızı neye bağlıyorsunuz?” sorusuna, “Nereden biliyorsunuz numara yapmadığımı? Antalyaspor-Elazığspor maçında 3-0 galiptik. Ben hastaneye gittikten sonra 6-0 oldu. Bu bir şov. Yani bu bir gösteri. Beni seyrediyorlar, oyuncuları seyrediyorlar. İnsanlar keyif almaya gelmişler. Ben futbolun hep gülen yüzü olmaya çalıştım. Yani bunun bir müsabaka olduğu algısını anlatmaya çalıştım. Oyuncu dövmeme kadar. Bakın insanlar hala unutmuyor. Bu kadar ciddi bir iş değil” cevabını verdi. Futbolla siyasetin iç içe olduğunu savunan Yılmaz, “TFF kendi iradesiyle başkanını seçemez. Bu nasıl özerklik? Maalesef biz hala Padişah kültüründen kurtulamıyoruz? Biz halen demokratikleşmeyi, birlikte bir şeye karar vermeyi bilmiyoruz. Bize bu özerkliği verdiler ama biz bu özerkliği kullanamıyoruz” görüşünü öne sürdü.
Hanımefendilik ve zerafet konusunu işlemeye karar verdigimde ilk aklıma gelen kişi çocuklugumda hayran oldugum ve ölümünün ardından yıllar geçmiş olsa da hayranlıgımın halen devam ettigi kişi Grace Kelly 'dir. Grace Kelly 'nin zarif duruşu,yürüyüşü ,yemek yiyişi ,hareketleri kısaca her şeyi ile benim örnek aldığım zerafet sembolümdür. Hayatta kız çocukları olarak bizden hep narin, nazik, kibar ve özverili olmamız beklenir. Kimilerine göre hanımefendi olunmaz, hanımefendi doğulur geleneği kabul edilse de ben hanımefendiliğin,sonradan da kazanılabilen bir şey olduğunu ki canı gönülden istensin .Bir kadın bu durumun getirilerinin farkına vardığı an tavrını değiştirebilir ve olağanüstü bir hanımefendiye dönüşebilir. Çoğumuza örnek olan kadınlar vardır, yürüyüşüyle, gülüşüyle tavrına hayran kaldığımız, her şeyi dozunda yapan ve prensip sahibi olan hanımefendi insan ve kişilikler .Gerçek bir hanımefendi olmak istiyorsanız aşagıda maddeler halinde anlatacagım özelliklere uyum saglamanız gerekmektedir ; 1-Sigarasız ve sakızsız hayat ; Gerçek bir hanımefendi asla toplum önünde elinde sigara ile dolaşmaz . Yolda sigara içererek sigara kokusunun sinmesine izin vermez .Açık havada ve toplumu rahatsız etmeyecek şekilde bu alışkanlıgını sürdürür .En iyisi de bırakabiliyorsanız ,iradenize hakim olun ve bırakın .Hem hanımefendiligin ilk maddesini yerine getirmiş hem de saglıgınıza çok büyük bir iyilik yapmış olursunuz . -Sigara gibi sakız çiğnemenin de görgü kuralları vardır ;gündelik hayatınızda sakızı ağzınız kapalı çiğnemeyi deneyin, baloncuk yapıp patlatmak ayıp olur. Karşınızdaki kişi ciddi biriyse veya ciddi bir konu konuşulacaksa ağızda sakız dahil herhangi bişey olması doğru olmaz. Bu sizin karşınızdaki kişiye verdiğiniz değeri simgeler. 2-Sarhoş olmamak ; Bir hanımefendi hiçbir zaman sarhoş olmaz. İşte bu başınıza gelebilecek felaketlerin en büyüğüdür. Yıllarca peşinizi bırakmayacak kabusunuzdur, yer yarılsa da dibine girsem dediğiniz andır ve maalesef hep öyle hatırlanırsınız . “Aaa bu geçen yılki partide sarhoş olup kusan kız değil miydi?” diye kırmızı lekeyi üstünüzden bir türlü atamazsınız. 3-Özensiz olmamak ; Bir hanımefendi bakımını asla ihmal etmemelidir. Saçınızın dip boyası gelmişse bu bakımsız bir görüntü oluşturur. Saçlarınız sağlıklı ve güzelce şekillendirilmiş makyajlardan kaçınmalısınız. Yaşınıza uygun olmayan sizi çok daha genç veya çok daha yaşlı gösteren makyaj uygulamalarından kaçının. Takma kirpikler çok abartılı olmadığı sürece iyidir çünkü bakışlarınıza makyaj olmadan da derinlik ve anlam kazandırır. -Dişleriniz gülümsemenize engel olmamalı, temiz olmalıdır. Yılda bir kez diş beyazlatma yaptırabilirsiniz. Veya önemli anlarda nefesinizin kokmaması için yanınızda yedek diş macunu ve fırçası bulundurabilirsiniz. Dişlerde eğrilik varsa protez yapılmasını ya da yaşınız erken ise diş teli kullanımını öneririm. -Özel bölge ve koltuk altı gibi yerlerimiz kışın dahi olsa epilasyon yapılmalı çünkü bu tüyler uzadıkça koku yapma ihtimali de artıyor. Kaş bıyık ve diğer bölgeler konusunda da özensiz olmayacağınızı umuyorum. -Tırnaklar asla yenmiş veya pis bakımsız olamaz. Manikür ve hatta pedikürünüzü zamanında yapmalısınız. Çok uzun tırnaklardan kaçının, temiz olsa dahi karşı taraf için pis olduğu hissi uyandırabilir. -Dışarıda sosyal bir ortamda biriyle tanışırken ilk önce elimizi uzattığımızı unutmamalıyız. Elleriniz biriyle tanışırken terli olmamalıdır buna da dikkat etmenizi, gerekirse elinizi kuru bir peçete ile silmenizi veya yıkamanızı öneririm. -Nerede olursanız olun yanınızda mutlaka peçetelütfen tuvaletten alıp katladığınız peçete olmasın , bir miktar para, o gün kullandığınız rujunuz sizinle olsun. Bu üçünü acil yardım kiti gibi de düşünebilirsiniz. 4-Argo kelimeler kullanmayın ; Bir hanımefendi olmanın koşullarından biri de ağzınızdan çıkan sözleri kulağınızın duymasıdır. Küfür, bir kadına asla yakışmayan yegane şeydir. Üstelik sadece küfretmeyi kast etmiyorum. Kibar olmayan, kırıcı ve dedikodu da en az argo kadar tehlikelidir. Küçük yaşlarda alışkanlıklar çabuk edinilir, bu yüzden pozitif olmaya dikkat edin! 5-Özenli Kıyafetler ; -Hanımefendi olmak için giyim detaylarından daha çok özgüvenli ve memnuniyet içinde hareket etmeniz önemlidir. Kişinin öncelikle kendini kabul etmesi gerekiyor. Kendi özgüveni olan insanı karşısında bulunan insanlar zaten kabul edeceklerdir. -Giyiminizde her zaman onurlu ve şık giyinmeye özen göstermelisiniz. Bunu ancak kendinize yakışan ve kişiliğinizi ortaya koyan kıyafetler alarak yapabilirsiniz. Akıllı bir kadın alışverişten aldığı kıyafetlerin sayısına değil o kıyafetlerin kalitesine bakar. Bu da alacağınız kıyafetlerde polyester yerine ipek ve keteni tercih etmeniz gerektiği anlamına geliyor. -Ciddiye alınmak istiyorsanız fazla dekolteli ve kısa şeyler giymemeniz gerekir ancak bazen iddialı olmak da size güçlü bir görünüm katar. Bu yüzden seçim size kalmış. Ancak giyim olarak şunlara dikkat edebilirsiniz -Yürümekte zorluk çekeceğiniz topuklu ayakkabılar kullanmayın, aşırı kısa etekler veya elbiseler sizi zor durumda bırakabilir ve ağırbaşlı görüntünüzü bozabilir . -Ayakkabılar her daim temiz olmalıdır. Araba kullanıyorsanız pedallara basarken ayakkabının topuk kısmı her zaman için kirlenir bunu göz önünde tutup temizlemeli veya yedek ayakkabı giyerek aracı sürmelisiniz. -Uzun, dar boru etek kullanıyorsanız bacak açma mesafeniz kısalacaktır bu da merdiven çıkmanızı zorlaştırır bunu aklınızda tutmanızda yarar vardır. -Giysinizin yırtılma ihtimaline karşı önemli anlarda yanınızda iğne ve elbiseye uygun iplik bulundurmanızı öneririm. -Çorap giyiyorsanız yırtık bir çorapla asla günü tamamlayamazsınız. En kısa sürede yenisi ile değiştirmeniz gerekmektedir. Yanınızda veya aracınızda yedeğini bulundurabilirsiniz. -Giyimde sade ama şık şeyler tercih etmelisiniz. Bakıldığında giydikleriniz pahada ucuz şeyler olsa dahi üzerinizde adeta dünyanın en pahalı ve kaliteli giysisi gibi görünmelidir. Üzeri çok pullu ya da çiçekli desenli şeyleri daha farklı ortamlarda giyebilirsiniz. -Takılar sizin tercihinize kalmış ancak gereğinden fazla takıp takıştırmamalısınız. Takım olan takılar sanki pahalıymış izlenimi yaratır, üstelik zevkli parçalar seçerseniz sizi daha da ağır gösteren bir görüntü elde edebilirsiniz. 6-Nezaket ; sakin ve nazik olmak -Şımarık çocuksu bir yanınız varsa veya çok asık suratlı iseniz bunu evde bırakmanızı öneririm. -Karşınızdaki insan üzerinde iyi izlenimler bırakabilmek için güler yüzlü olmayı deneyin, hafif bir gülümseme ve o ortamda olmaktan mutluluk duyduğunuzu belirten bir ifade takının. -Ani hareketler değil de daha çok sakinlik içinde hareket etmelisiniz. Oturup kalkarken yavaş olmalısınız. -Kambur durmak sizi ve hatta giysinizi hoş göstermez, dik bir duruş ise sizi daha zarif ve kendinden emin gösterir. -Sesli gülmek uygun olmaz, gülüşleriniz daha usturuplu olmalıdır. -Yemek masasında iseniz ağız şapırdatmak kesinlikle hoş olmaz, sulu yemekler veya içecekler ses çıkartılarak içilmez. Yemek yerken aynı anda konuşmak hoş değildir. Lokmayı yanağınızın kenarına itip konuşunca kibar olduğunuzu düşünmeyin. -Yemekleri tek ve büyük lokmalar halinde yememelisiniz. Her bir lokmayı küçük parçalara bölerek yemelisiniz. Isırılan bir parçanın geri kalanının çatal üzerinde tabağa koyulması uygun olmaz. Yani bir ısırık aldım tabağa koyayım ağzımdaki bitsin yine yerim diyemezsiniz. -Tabakta sona kalmış lokmaları çatala alabilmek için bıçak yardımı alın. Tabağı sıyırmak gibi hareketler hoş olmayacaktır. -Çatalı sol elle bıçağı sağ elle kullanmaya alışmalısınız. Özel davetlerde çatal bıçak kullanım sırasını bilmelisiniz. -Peçete ile ağız silerken kibar olun böylece rujunuz da dağılmamış olur. Ağzınızı sildiğiniz peçeteyi kirli yüzü görünmeyecek şekilde kenara iliştirmelisiniz. -İçki bardaklarının nasıl kullanıldığı hakkında da bilgi sahibi olmalısınız. Örneğin şarap bardağı ince kısmından tutulur, bunun sebebi de şarabın ısınmamasıdır. -İçkili bir ortamda iseniz bir bardak içmekle yetinin. Fazla içmek sizi etkilemeyebilir ancak işinizi garantiye almalısınız. Herşeyi dozunda yapmanız sizin için iyi olur. -Pipetle bişey içiyorsanız dibine gelmeden içmekten vazgeçin ki hüpürdetme sesi duyulmasın. -Bir hanımefendi hiçbir zaman cep telefonunu masanın üstüne koymaz. Gözü sürekli telefonda olmaz veya sürekli mesajlaşmaz. Bu gerçekten karşısındaki insanlara çok büyük saygısızlıktır, hatta eğer bir yemek masasında oturuluyorsa çok çok önemli bir şey olmadıkça telefona cevap bile verilmez. Ne bileyim evinizde yangın çıkmadıkça veya doğuma gitmiyorsanız filan… -Kadınların kendine has bir endamı vardır, olmalıdır. Yürüyüşü erkek gibi geniş ve sert adımlarla değil, süzülen küçük adımlarla olmalıdır. Kuğu gibi süzülmelidir . Hanımefendiliğin ilk adımı endamlı ve kibar bir yürüyüş olacaktır. Kırıtarak yürümek elbette gerçek bir hanımefendiye yakışmaz. Çünkü genelde toplumda kadınlıkla özdeşleştirilen bu özellik aslında hanımefendiliğe aykırıdır. -Tane tane anlaşılır biçimde esnerken ağzınızı elinizle değil, kolunuzun iç kısmıyla kapatın. Böylece dokunduğunuz yerden başkasına hastalığınız bulaşmaz. - Çantanızı her zaman sol elinizde tutun. Oturunca sandalyeye asmayın veya koymayın. Her zaman yere, sağ tarafınıza koyun. -Para konusunda asla gitmeyen bir konuda konuşmak istemiyorsanız ustalıkla karşınızdakinin dikkatini dağıtarak konuyu değiştirin. Mesela o konuda bir espiri yapın veya soruyu karşınızdakine yöneltin. Olmadı yere bir şey düşürün! -Kimse hakkında tanımadan yorum yapmayın. Ben çok zengin görünümlü fakir insan ve fakir görünümlü zengin insan gördüm. İnsanların maddi durumunu kıyafetleri göstermez. -Her zaman karşınızdaki insanı kendinizden önce düşünün. Onun hisleri, duyguları ve düşünceleri hep önce gelsin. Sorular sorarak ilginizi gösterin. Göreceksiniz sosyal hayatta kısa zamanda daha çok sevilen ve sayılan bir insan olacaksınız. -İnsanların sizin yanınızda kendilerini rahat hissetmesini zaman gülümseyin. Somurtkan insanlar görünce onları gülümsetene kadar bırakmayın. Hatta size bakınca onlarda gülümsemeye başlasın. -Her konuşmanızda lütfen ve teşekkür ederim kelimeleri kullanın. Ne kadar nefret etsenizde kimsenin kalbini kırmayın. -Toplum içinde yüksek sesle telefonda konuşmayın. Kimse sizi dinlemek zorunda değil. -Bir yere girdiğinizde önce genel olarak herkese gülümseyerek selam verin. Ardından tek tek yanlarına gidip samimiyet derecenize göre ellerini sıkın/sarılıp öpün. -Yanınızda biri varsa telefonu elinizden bırakıp tüm dikkatinizi yanınızdakine verin. -Konuşurken göz teması de konuşma hakkı tanıyın. -Başkalarının hayatı hakkında kimseye yorum yapmayın. Olur da o kişinin kulağına giderse ne kadar mahcup olacağını düşünün. -Biriyle samimiyetiniz yoksa veya ilk kez konuşuyorsanız mutlaka siz diye hitap edin. -Gelicem dediyseniz gidin. Son anda planda değişiklik olursa mesajla değil arayarak bildirin. -Bir yere davet edildiyseniz eliniz boş gitmeyin. Ufak olsada birşeyler götürün. -İnsanların kilosu hakkında asla iyi veya kötü yorum yapmayın. Zayıflık herkes için övünülecek birşey değil. Kimi insan bundan alınabilir. -İnsanların size karşı tavrına bakın. Kimi insan samimiyetten hoşlanır, kimi insan mesafeli olmayı sever. Önce karşınızdakini iyice gözlemleyin. -Kavgacı olmayın. Hem erkekler hem bayanlar için; Olay yerinden uzaklaşmayı tercih edin muhattap olmayın. En guzel cevap susmaktır. Insan yerine koymadığınızı gösterir kavgadan daha etkilidir. Sakin kalmayı hayatınızın bir köşesinde yer edindirin. -İşaret paramagınız ile birine birşey asla göstermeyin insanlarin tepkileri ile olun, mutevazi olun , doğal davranın. -Hanımefendi olmak aynı zamanda kültürlü bir kişi olmayı gerektirir. Bunun için egitim ,ögreniminizi had safhada tutun ve hiçbir zaman okumaktan ,ögrenmekten yılmayın. -Arkadaşlarınız ile buluşarak seviyesi yüksek tartışmalar yapmanızda da fayda var. Bu tartışmalar sizin ufkunuzu genişletir. Aynı zamanda konuşma konusunda kendinizi geliştirir ve daha iyi bir konuşma yeteneğine sahip olursunuz. -Toplum içerisinde dinlenmek istiyorsanız konuşmanızda tonlama yapmaya özen göstermelisiniz. Bunun yanında dikkat çekmek amacıyla yapılan yüksek sesle konuşmak ya da sesli kahkahalar atmak çirkin bir davranış olacaktır. 7-Bakımlı olmak ; -Hanımefendiler kendilerini iyi hissetmek ve güzel görünmek için kendilerine çok fazla bakarlar. Bu sayede hem etrafındaki insanların beğenisini kazanırlar hem de kendi öz güvenlerinin yüksek olmasını sağlarlar. Amaçları gerçekleştirmek için birçok konuda dikkatli bir şekilde düzenlemeler yaparlar. -Şık bir hanım efendi olmak sadece bakımlı olarak tanımlanmamalıdır. Özgüveni yüksek, şükran ve memnuniyet çerçevesinde hareket etmelisiniz. Kendinizi her şeyinizle kabul etmelisiniz. -Giyim tarzınızda şıklığın yanı sıra onurlu bir şekilde giyinmeyi tercih etmelisiniz. Amacınız kendinize yakışan kıyafetleri tercih etmeniz olacaktır. Akıllı kadınlar sayıya göre değil, anlamına göre alışverişlerini tamamlarlar. -Ufkunuzu genişletin. Şık bir hanım efendi olmak aynı zamanda içinde kültürlü olmayı da barındıracaktır. Okuyun, çünkü çok okuyan insanlar ortalamanın üzerinde bir konuşma yeteneğine sahip olmaktadır. Kendinizi daha iyi bir şekilde ifade etmek için bu gereklidir. -Konuşmanızda tonlamalara çok dikkat etmelisiniz. Tonlama dikkatleri konuşmanızda dikkatin sizde toplanmasına yardımcı olur. Toplum içerisin de yüksek sesle gülmek, bağırmak ve çığlık atmak çirkin olarak kabul edilmektedir. Bu davranışları yapmaktan özenle kaçınmalısınız. -Günün her anında etrafınız da kimse olmasa da terbiyenizi bırakmadan hareket etmeye çalışın. Terbiyenizi ne olursa olsun bırakmamalısınız. Günlük hayatınız içerisinde size en ufak yardımı dokunmayacak insanlara dahi nazik davranmaya çalışmalısınız. Bunu bir davranış şekli olarak benimsemelisiniz. -İnsan kendi gibi olan insanların yanında daha doğal davranabilecektir. Bu nedenle etrafınızı kendiniz gibi zarif ve şık insanlarla doldurmaya çalışmalısınız. Bu şekilde olmayan kişilerle mecbur kalmadığınız sürece iletişime girmemeye çalışın. -Duruşunuzu aynanın karşısında ayarlayın. Omzunuz düşük duruyorsa, omzunuzu kaldırarak yürümeye kendinizi alıştırın. Arastırmalara göre günde 2 dakika duruş pozisyonunda durursanız, yavas yavas o duruşu benimsemeye başlarsınız. Omuzlar düşük baş önde yürümeyin dik durun. -Tırnaklarınız her zaman temiz ve bakımlı olsun. Hem erkekler hemde bayanlar için önemli bir altın kural bu. -Arabaya binerken, önce oturup sonra bacaklarınızı içeri alın. Bacağınızı önce uzatmayın. -Agız temizliğıne önem verin yanınızda naneli şeker veya sakız bulundurun. Dislerinizi gün içinde fırçalamayı ihmâl etmeyin. -Kıyafetiniz kendini çok göstermemelidir. Renk tonları sade ve düz tonda olmalı. Fiyonklu, kurdeleli, veya pembe tonlar yalnızca gereksiz abartıdan ibaret. Ayakkabınız her zaman rahat olmalı. Gerekirse pahalı olanını alın ama rahatını alın. Bazen 5 dakikalık mesafeye gidiyorum dersiniz ama uzun uzun yürümeniz gerekebilir. -Yoğun parfüm-esans kullanarak etrafınızdaki insanları rahatsız etmeyin. Parfümü bir kez boynunuza sıkmak yeterli olur. Esansı bileklerinize sürebilirsiniz. Koku giderici deodorantlar bile tek başına yeterli teninize uygun bir parfüm kullanmalısınız. Kokunuz imzanızdır , unutmayın. Sonuç olarak kadın kırılganlığıyla herkesin içini yumuşatmayı bilirken, konu dik durmak olunca herkesi kendisine hayran bırakacak bir irade gücü ile güçlüklerle savaşabilir . Gerçek bir hanımefendi, asla boyun eğmez, ezik durmaz ve haklı olduğu durumlarda kimseye kendini ezdirmez .Bu en önemli kriterlerden biridir. Elbette hanımefendi olmak, ana kuzusu çıt kırıldım bir şey olmak değildir . Tam anlamıyla özgüvene sahip ,etik kimliğinin farkında olan bir kadın olmaktır. Toplum içinde kendini nerede, nasıl ve ne şekilde ifade edeceğini çok iyi bilmektir. Bu nedenle, siz siz olun hanımefendiliği hiç elden bırakmayın ve giderek yobazlaşan insanoğluna hanımefendiliginiz ile ışık tutarak örnek olun . Hanımefendiler arttıkça beyendiler de artacaktır .Bu sayı günden güne çoğalacak ve dünyamız yeniden birbirine saygılı ,sevgili hanımefendiler ve beyefendiler ile dolup bir dünya için sevgiyle ve ışıkla ...
Öğrenci affıyla dönerek bitirdiği ve daha sonra yüksek lisans yaptığı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden hocaları ve arkadaşları, Türk sinemasının "gülen ve güldüren yüzü" Kemal Sunal'ı her dönem en çok izlenen filmlerin unutulmaz karakterlerinden olan Sunal, vefatının 21. yıl dönümünde yad eğitimini 11 yılda bitirdiği Vefa Lisesi'nde tamamlayan Sunal, tiyatroya devam ederken şu anki adı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu'nda 2 yıl öğrenim eğitimini yoğun tiyatro turneleri sebebiyle yarım bırakan Sunal, 1992'de çıkan "öğrenci affı" sonrasında üniversitenin 2. sınıfından devam etti. Sunal, 51 yaşındayken 1995'te mezun sanatçı, daha sonra fakültenin Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü'nde yüksek lisans yaparak, "Televizyon ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü" başlıklı bir tez ve yüksek lisanstan hocaları ile bazı arkadaşları usta oyuncu Kemal Sunal'ı AA muhabirine yüksek lisans tez danışmanı Prof. Dr. Şükran Kuyucak Esen, sanatçıyı bu çağın "Nasrettin Hocası" olarak tanımladığını derslerine devam eden ve öğrenmeye önem veren bir öğrenci olduğunu anlatan Esen, usta oyuncunun, Türkiye'nin en tanınmış oyuncusuyken, birdenbire sıradan ve dikkat çekmeyen bir öğrenci kılığına bürünebildiğini öğrenciliğin tüm gereklerini yerine getirdiğini belirten Esen, "Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Nişantaşı Binası'nın koridorlarındaki ders notu alışverişi, sınavlarda heyecanlanışı, ödevlerini hazırlarken telaşlanışı ile arkadaşlarından hiçbir farkı yoktu. Hatta notlarını öğrenmek için, not bürosundaki 'Masum abi'ye dil dökmesi, çaycı müstahdemlerle arkadaşlığı, tümüyle diğer öğrenciler gibiydi. Ama diğer öğrencilerden önemli bir farkıysa 'Türk Sineması' derslerinde, film çekimleriyle ilgili ayrıntılı bilgileri hocası ve arkadaşlarıyla paylaşması, yönetmen Ertem Eğilmez'in setlerde yaptıkları üzerine bilgiler ve anılar aktararak, dersi renklendirmesiydi." sınıf arkadaşlarının Sunal'ın kendilerinden ayrı görmediklerini, ona arkadaşça yaklaştıklarını, onun da bu ilgiye aynı şekilde karşılık verdiğini dile "kendi sineması" hakkında yüksek lisans tezi yazdığına dikkati çeken Esen, şöyle devam etti "Tezinin adı 'Televizyon ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü' idi. Türk Sineması dersi sırasında vize ödevi olarak, Kemal Sunal filmlerini incelemesini istemiştim kendisinden. O zaman ödev kapsamında incelediği bu konuyu, tez konusu belirlerken hatırlattı ve Kemal Sunal filmlerini tez olarak yapmak istediğini belirtti. Sonuçta, tezde her film çözümlenmedi ama dönemin Türkiye'sinin sosyolojik yapısı ortaya konularak, bu yapıda 'Kemal Sunal filmleri' konu ve kahraman tiplemesine göre gruplandırıldı. Ayrıca bu filmlerin yıllar içinde hem sinemada hem televizyonda neden bu kadar çok izlendiği araştırıldı. Kemal bey tezini, bilim insanlarının, sanatçı ve gazetecilerin görüşlerine dayandırarak yazdı. Tezini kendi filmleri üzerine yazmış olması, kendi sineması üzerinde bir değerlendirme yapmasını ve kendisine yeni hedefler çizmesini de sağladı sanıyorum. "Esen, Sunal'ın hayatı ciddiye alan ve asık suratlı olmayan biri olduğuna dikkati çekerek, halkın gözünde starlaşmış olmasına rağmen onun doğal ve sıradan bir yaşamı olduğunu sözlerine kopya çekerken yakaladıO dönem araştırma görevlisi olan Prof. Dr. Necmi Emel Dilmen ise Sunal'ın milyonları güldüren çok ciddi bir adam olduğunu normal hayatta ciddiyet kalkanının olduğunun dile getiren Dilmen, "Ama onun yanında çok kıvrak bir zekası da vardı." gözetmen olarak girdiği bir sınavda Sunal'ı kopya çekerken gördüğünü aktararak, "Ben de yeni bir asistanım, 23 yaşındayım. Yanına gidip utana sıkıla, 'Notları kaldırsanız mı?' dedim. O da, 'yıllarca kopya çekmeme güldünüz, şimdi buna neden kızıyorsunuz?' dedi. Karşılıklı gülüştük ama sonunda notları kaldırdı. O uyarıyı gayet ciddiye aldı." diye hem sınıf arkadaşları hem de genç hocalarla çok iyi anlaştığını aktaran Dilmen, "Onlarla arada çay, kahve içerdi. Yeşilçam ile ilgili çok şey anlatırdı. 'Sinema tarihi' diye bir ders alıyordu ama kendisi çok canlı bir tarihti. Kemal Sunal güldürüsünün aslında dayandığı toplumsal yapıyı iyi etüt etmişti. Yaptığı her hareketi bilinçli yapıyordu. Sadece mimikleriyle güldürü yapan bir adam değildi." ifadelerini kullandı."Örnek bir sinema sanatçısı olduğu gibi, örnek bir aile babasıydı"Üniversitedeki en yakın arkadaşı Engin Yıldırım, Sunal'ın geç yaşta üniversiteye dönerek, buradan mezun olmasının nedeninin herkese ve özellikle gençlere örnek olmak olduğunu ile lisans ve yüksek lisansta aynı sırayı paylaştıklarını ifade eden Yıldırım, sanatçının vefatına kadar yakın arkadaş olmaya devam ettiğini dile Sunal ile üniversite eğitimine tekrar başlamasından sonra tanıştıklarını dile getirerek, "Filmlerdekinin aksine Kemal Sunal içine kapanık bir insandı. Filmlerde canlandırdığı gibi çok iyi bir insandı ama gerçek hayatta ciddi bir insandı. Halbuki film başka, yaşam da başkaydı. Kemal abi, ciddi, az ama öz konuşan bir insandı. Ancak ailesi ve yakın dostlarının yanında türkü söyler, şakalar yapardı. Örnek bir sinema sanatçısı olduğu gibi, örnek bir aile babasıydı. Çocuklarının hem eğitim hem sosyal açından en iyi şekilde yetişmeleri için ne gerekiyorsa yapmıştır." ifadelerini Sunal'ın okumayı çok sevdiğini, derslere de diğer tüm öğrenciler gibi çalıştığını zaman zaman telif yasasının geç çıkmış olmasından şikayetçi olduğunu aktaran Yıldırım, "Son dönem çevirdiği birkaç film ve dizi hariç telif hakkından hiç faydalanamayan mağdur sanatçılarımızdandı. Eğer faydalanabilseydi telif hakları nedeniyle belki de Türkiye'nin sayılı zenginlerinden biri olurdu." değerlendirmesini yaptı."Vefalı bir dosttu"Sunal'ın lisans döneminde en yakın arkadaşlarından biri olan Ekrem Okutan, onunla okulda başlayan dostluklarının ölümüne kadar devam ettiğini zaman zaman dizi setlerinde ziyarete gittiklerini anlatan Okutan, "Bay Kamber dizisi setinde ziyaret gittik. Kemal abiyle dizi setinde dahi ders çalışırdık. Dersleri ciddiyette takip eden bir öğrenciydi." Sunal'ın okulda herkesle diyalog kurduğunun altını çizerek, şunları kaydetti "Tüm sınavlara girerdi. İyi bir öğrenciydi. Ciddi ama espri kabiliyeti de çok yüksekti. Vefalı bir dosttu. Kadıköy'den 1,5 saatte, o zamanın şartlarında Pendik'e geldi, nikah şahidim oldu. İnsan ayrımı yapmazdı asla. Kemal ağabey ile son görüşmemiz ise vefatından 1 gün önce idi. Bana 'Ekrem, yarın senin memlekete, Batum'a gideceğim.' demişti. Ömrü vefa etmedi. Aldığım en kötü haberlerden biriydi. Televizyonlar alt yazı geçerken ben çoktan hastanenin yolunu tutmuştum. Birçok filmde beraber oynadığı rol arkadaşı Dinçer Çekmez ile morga girdik. Kemal abi, karşımda uzanıyordu. Gözlerim doldu. Ellerini tuttum, dua okudum.""İdeolojik bir saplantısını görmedim"Sunal'ın lisans ve yüksek lisanstan arkadaşı olan Dr. Ali Yeşildal ise oyuncunun çalışkan biri olduğunu öncesi Sunal ile ders notu paylaşımında bulunduklarını kaydeden Yeşildal, "Derslerine çalışıp gelirdi. Muhabbet ederdik, hoşsohbet bir adamdı Kemal abi." önce Sunal ve diğer öğrencilerle okulun yanındaki kafede oturup sohbet ettiğini anlatan Yeşildal, "Anlayışlıydı. Türbanlı kızlara karşı demokrattı, hoşgörülüydü. Masamıza zaman zaman türbanlı arkadaşlarımız da gelirdi. Konuşmaktan, muhabbet etmekten çekinmezdi. İdeolojik bir saplantısını görmedim." ifadelerini döneminden arkadaşı Gönül Yıldırım da Sunal ile daha çok sınav dönemlerinde karşılaştıklarını "Ders çalışırken o da bize katılırdı. Mezun olmak için çok çalışıyordu. Ara ara bize soru sorardı. Bize karşı nazik, saygılı ve güler yüzlüydü ama çok da ciddiydi." şeklinde konuştu.
asık suratlı olmayan yüzü her zaman gülen