KeiXo. 99 Rüyada Peygamber Efendimiz Görmek Rüyada peygamber efendimiz görmek, çok rahat edeceğinizi ve kendinizi manevi olarak yüceltecek olan adımları atacağınızı göstermektedir. Moralinizin yerinde ve tam olmasına delalet edecek olan bir rüya şeklinde tabir olmaktadır. Sizleri rahatlatacak ... 99 Rüyada Peygamber Efendimizi Görmek Rüyada peygamber efendimizi görmek, umudunuzun yerinde olacağının haberini vermektedir. Sevdiğiniz kişilere toz konduramayacak kadar değer vereceğinizi tabir etmektedir. Aydınlığın içerisinde olacağınızı ve dini konularda eksiklerinizi de üzerinizden... 99 Rüyada Peygamber Efendimizin İsmini Duymak Rüyada peygamber efendimizin ismini duymak, önemli işlerin peşine düşeceğinizin haberini verir. Sevinçli bir biçimde hareket edecek olmanıza tabir edilir. Mutsuz olduğunuz dönemlerden sonra sürpriz gelişmelerin gelmesine tabir edilecektir. Tüm günler... 99 Rüyada Peygamber Efendimizin Saçını Görmek Rüyada peygamber efendimizin saçını görmek, kimseye karşı kötülük düşünmeyen birisi olduğunuzu haber vermektedir. Çeşitli zorluklara sabır göstereceğinizin bilgisini verir. Güzel günlerin sizinle olması manasına gelir ve muradınıza ereceğinizi haber ... 99 Rüyada Peygamber Efendimizi Görmek Ama Yüzünü Görememek Rüyada peygamber efendimizi görmek ama yüzünü görememek, dualarınızın kabul olacağını göstermekte olan bir rüyadır. Peygamber efendimizin sünnetlerine sarılmaya delalet etmektedir. O’nun yolundan ilerlemeyi gösterir. İyiliklerin peşinden gidileceğini... 99 Rüyada Peygamber Efendimizin Sesini Duymak Rüyada peygamber efendimizin sesini duymak, her ne muradınız ve duanız varsa kısa sürede ulaşabilirsiniz. İstediğiniz şartların sağlanması anlamına gelecektir ve sizleri de kurtaracak olan düşüncelere delalet edecektir. Muradınıza ermenizin ancak din... 99 Rüyada Peygamberimizi Görmek Rüyada peygamberimizi görmek sözünde durmaya, doğru sözlü olmaya delalet eder. Bir kadın rüyada Peygamberimizi görürse insanlar arasında iyi bir şöhret elde edecek demektir. Bazen de Peygamberimizi gören kadın, salih evlatlara sahip olur. Peygamber e... 99 Rüyada Peygamber Efendimizin Kabrini Görmek Rüyada Peygamber efendimizin kabrini görmek, hem maddi hem de manevi açıdan büyük kazançların geleceği anlamı taşır. Borçları olan birisi için borçlarından k,urtulmaya, fakir birisi için zenginliğe ya da esnaf için düzensiz ve kötü işlerinin yoluna g... 99 Rüyada Peygamber Efendimizin Sakalını Görmek Rüyada peygamber efendimizin sakalını görmek, rüyada peygamber efendimizin sakalını görmek, son derece hayır kokan, mutluluk vaat eden bir haberdir. Kişi bu haberci rüyadan hemen sonra kendisini daha iyi hissetmeye ve Allah’ın huzurunda daha mutlu, d... 99 Rüyada Peygamber Efendimizin Cenazesini Görmek Rüyada peygamber efendimizin cenazesini görmek, gamdan sonra gelecek olan ferahlığa delalet edecektir ve borçlarınızı ödeyecek olmanızı gösterecektir. Güvenli bir hayata ulaşmanızın mümkün olacağını gösterecek bir rüya şeklinde tabir edilmektedir.... Yukarıdaki liste peygamber efendimizin ışığını görmek rüyası ile çok yakın ilişkiler kuran rüyaları gösterir. Görünen puanlar bu rüya tabiri ile ilişki içinde olan rüyaların benzerlik skorunu yansıtır. Listede en yakın rüya peygamber efendimiz görmek iken, en uzak ilişkili rüya, peygamber efendimizin cenazesini görmek olarak görülebilir. Rüyada Hz Muhammed’i Görmek Rüyamda peygamber efendimizi sav gördüm yorumlar mısınız? Selamun aleykum. Ben yaklaşık 3-4 ay önce bir rüya gördüm, halen etkisindeyim yorumunuzu merak ediyorum. Rüyamda bizim eve dayım telaşlı bir şekilde geldi.. heyecanla hazırlanın peygamber efendimiz sav geliyor , cemaat namazı kılacağız dedi. Ben dayı ne olur beni de bekleyin abdest alayım ben de size katılayım dedim.. bunu dedikten sonra baktım ki odada namaza durdular. Efendimiz arkası dönük bir şekilde karşımdaydı.. boyu ne çok uzun ne de kısaydı. Mübarek omuzları genişti başında sırtını da örten bir örtü vardı.. Ben onu görüyor olmanın huzurunu ve namaza yetişememiş olmanın üzüntüsünü yaşarken dayım kızım hazırlan efendimiz diyor ki gelsin iki rekatta onunla kılalım dedi. Arkasında ben, sağ tarafında dayım namaz kıldık. Namaz kısmını hatırlamıyorum. Selam verdiğimiz anda peygamberimizin mübarek ayaklarını gördüm. Sevinçten oturduğum yerde zıplıyordum. Sonra dokunmak istedim, ayaklarını tutmak öpmek istedim ama abdesti bozulabilir diye düşünüp ellerimi geri çektim. Sonra çok mutlu bir şekilde uyandım. Şimdi yazarken bile o anı yaşadım. Bu rüyamı doğru mu yaptım bilmiyorum ama çok kişiye anlattım. Kimse doğru düzgün yorum yapamadı.. Uzun oldu kusura bakmayın, hakkınızı helal edin.. yorumunuzu bekliyorum hocam. Allah yar ve yardımcınız olsun. Rüyada Peygamberimizi Görmek Rüyada peygamber efendimizin ismini görmek nedir kafasını kurcalayan sorunların biteceğine, kişinin becerilerinin farkına varılacağına, araba ya da ev alma konusunda bazı adımlar atılacağına, kavgaların ve huzursuzlukların son bulacağına, işlerinin aksayacağına, çok büyük sorunlar ile karşılaşacağına, sevdiği kişilerden büyük zarar göreceğine, elinde bulunan mal mülkü sermaye olarak ortaya koyarak kendisi için hayırlı olacak bir iş kuracağına, mutlu ve huzurlu bir kişi olunacağına, ömür boyu kazanç getirecek bir işinin olacağına rivayet etmektedir. Duygularınız mantıklı karar almanızı engelliyor. Rüyada peygamber efendimizin ismini görmek nedir çevresindeki kişilerden çok takdir göreceğine, her zaman el üstünde tutulacağına, sağlık durumunun yakın bir zaman içinde bozulacağına işarettir. Rüyada peygamber efendimizin ismini duymak büyük ve başarılı adımlar atacağına, işlerinin her geçen gün daha büyük kazanç sağlayacağına ve eline geçen tüm fırsatları değerlendirip kendisine çok iyi bir gelecek kurmak için büyük çaba sarfedeceğine, sağlık sorunlarının ve borçlarının biteceğine yorulur. Rüyada peygamber efendimizin ismini söylemek diyanet cesaretinin kırıldığı konulardan yana güveninin yerine geleceğine, uzun uğraşlar sonunda büyük bir işin altından kalkacağına rivayet eder. Rüyada peygamber efendimizin ismini yazılı görmek hayatının ilerleyen zamanlarında kendisini kanıtlayabileceği bir fırsat yakalayarak kısa süre içinde şöhret olacağına, hayırlı ve de uğurlu olacak girişimlerde bulunacağına yorulmaktadır. Rüyada peygamber efendimizin ismini okumak sevdiği kişiler ile daha çok vakit geçireceğine, hayal ettiği şeylere kısa bir zaman içinde ve hiç sıkıntı çekmeden kavuşacağına, sağlıklı bir ömür süreceğine delalettir. Rüyada peygamber efendimizin ismini duymak nedir işlerin düzgün gideceğine, ticaretinin açık, kazancının da garanti ve sabit olacağına rivayet etmektedir. Rüyada peygamber efendimizin ismini görmek ticaret ehli kimse olacağına, sektörde ve pazarda önemli bir yer edineceğine, kısmetinin artacağına delalet eder. Rüyada peygamber efendimizin ismini aksine işe neredeyse köstek olacağına, girilen bütün işlerde büyük başarılar kazanılacağına, sevilen kişilere maddi ve manevi açıdan yardımcı olunacağına, gayrimenkul işine girileceğine işarettir. Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası Malum olduğu üzere, görüldüğü şekilde gerçekleşen ve te'vîle ihtiyacı olsa da bir mesaj içeren rüyaya "rüya-yı sâdıka" ya da "rüya-yı sâliha" adı verilir. O, insanın mahiyetindeki latife-i Rabbâniyenin doğrudan doğruya âlem-i gayba açılan bir kapı bulması, o açık kapıdan meydana gelmeye hazırlanan olaylara bakması ve Levh-i Mahfuz'un cilvelerinden ya da kader mektuplarının misallerinden birini görmesi şeklinde ortaya çıkar. Hayal, bazen gördüğü o cilvelere ve mektuplara bir kısım elbiseler giydirebilir, ama bu türlü bir rüya ya aynen görüldüğü gibi çıkar, ya da bazı te'vîller vesayetinde ciddi mesajlar verir. Diğer taraftan, daha evvel yaşanan bazı tesirli hadiselerin hayalde bıraktığı izlerin ortaya çıkmasıyla görülen, bir manası olmayan veya varsa da önemi bulunmayan, tabire değmeyen karmakarışık rüyalara da Kur'ân'ın tabiriyle,"adgâsü ahlâm" denir. Hazreti Aişe radiyallahu anha, ilk dönemde Rasûl-ü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e vahyin gelişinin rüya-yı sâliha şeklinde cereyan ettiğini ve O'nun gördüğü bütün rüyaların sabah aydınlığı gibi apaçık olduğunu haber vermektedir. bk. Buhari, Tabir, 1 Peygamberlerin Sultanına rüyayı sâdıka şeklinde vahiy gelmesi, risaletin ilk altı ayından sonra da kesilmemiştir. Bunun için, İnsanlığın İftihar Tablosu istirahat buyururken, Ashab-ı Kirâm'ın O'nu uykusundan uyandırmaktan ve vahyin kesilmesine sebebiyet vermekten çok çekindikleri nakledilmektedir. Rehber-i Ekmel'in "Refik-i A'lâ" deyip sevgililer diyarına gidişinden sonra, vahiy ve dolayısıyla vahiy olan rüyalar da sona ermiştir. Fakat, her mü'minin görmesi mümkün olan ilham kabilinden sâdık rüyalar bâkî kalmıştır, kıyamete kadar da sâdık mü'minler için bâkî kalacaktır. Buhari, Tabir, 5 Rüyadaki Gerçekten O mu? Mü'minin göreceği sâdık rüyaların başında, Fazilet Güneşi aleyhissalatü vesselamın şualarıyla aydınlanan rüyalar gelir. Çünkü, O'nun görüldüğü rüyalar doğruluk üzeredir ve bazılarının bir te'vîle ihtiyacı olsa da hepsi kesinlikle sâdıktır. Bir çok hadis kitabında rivâyet edilen bir hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmuştur"Rüyasında beni gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü, şeytan hiçbir şekilde benim suretime giremez." [bk. Buharî, Tabir 2, 10; Müslim, Rüya 10; 2266; Muvatta, Rüya 1, 2, 956]​İşte bu nebevi açıklama ve onun ihtiva ettiği hakikat üzerine ehl-i tahkik farklı görüşler üzerinde durmuşlardır Bazıları, ister sakallı ister sakalsız, ister uzun ister kısa, ister yaşlı ister genç, ne şekil ve surette görülürse görülsün, bir kimsenin kalbine rüyasında gördüğü kişi hakkında "Bu zat, Peygamberimizdir." şeklinde bir his doğması halinde, o zatın Peygamber Efendimiz olduğunu ise, Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselamın, rüyada kendi sima ve şemâili ile görüldüğü zaman Peygamberimiz olduğunu; aksi halde, şeytanın, Efendimiz'in şekil ve suretinin dışında, başka bir suretle ortaya çıkıp"Ben Muhammed'im" diyebileceğini ifade Rabbânî Hazretleri, "Efendimiz kendi şeklinde görüldüğü zaman hakkıyla görülmüş olur ki, şeytan O'nu temsil edemez." derken, ayrı bir ekol sahibi olan Muhyiddin İbni Arabî, "Ne şekilde ve surette olursa olsun, "Ben peygamberim" diye kişinin kalbine doğan zat Peygamberimizdir." demiştir. Alimlerin çoğunluğu, Muhyiddin İbn Arabî Hazretlerinin düşüncesine temayül göstermişlerdir. İmam-ı Nevevî Hazretleri de, ister bilinen sıfatları üzere, isterse bilinen vasıflarından başka bir surette görsün, sâlih rüyayı gören kimsenin her iki surette de Mahbûb-u Âlem Efendimiz'i hakikaten görmüş olacağını söyler. bk. Nevevi, ilgili hadislerin şerhi Kadi İyâz'a göre ise, Râsul-ü Ekrem'i bilinen sıfatlarından başka bir şekilde görenin rüyası te'vîle, tabire muhtaçtır. Rüyaya Yansıyan Hüzün Haddizatında, Habîb-i Edîb Efendimiz'i görmek ne şekil ve surette olursa olsun, alaküllihal bir müjdenin ifadesidir. Yaratılışın en anlamlı nüktesi Hazreti Fahr-i Âlem Efendimiz'in güzeller güzeli cemali, mübarek siyah saçları, siyah sakalı, endamlı bakışları, yüz çizgilerindeki tenasübü ve müstesna bir beşer güzelliği içindeki mahiyetiyle rüyada görülmesi ve bir insanın mir'at-ı ruhuna eşsiz kemal ve cemaliyle aksetmesi, o rüyayı gören insan için büyük bir bahtiyarlıktır. Zira, selef-i salihîne göre, rüyada Peygamber Efendimiz'i görmek gamdan sonra feraha, bir sıkıntının akabindeki rahatlığa, nimetlerin artmasına, tevbenin kabulüne, hepsinden öte ahirette şefaate nâil olma ve Cennet'te O'nun gül cemalini açıktan açığa görme yoluna girmeye işarettir. Nebîler Serveri'nin değişik şekillerde görülmesi ise, bir kısım manaları iş'ar eder. Şayet, Güzeller Güzeli, kendisine uygun ruh güzelliğinin dışa yansıdığı rüya esnasında o güzelliğin bazı yanları gitmiş olarak görülürse, bu durum, rüyayı gören insanın mir'at-ı ruhunda onu tamamiyle aksettirmeye mani bir kısım isin ve pasın bulunduğuna delalet eder. Mesela; bir kimse Allah Rasûlü'nü sakalsız görüyorsa, demek ki, o insanın mir'at-ı ruhunda Rasûl-i Kibriyâ Efendimiz'in sakalını görmesine mani bir kusur var ve bu kusur O'nun güzelliğini bütün olarak müşahede etmesine engel oluyor. Öyleyse, bu insan, Şânı Yüce Nebî'yi rüyasına misafir ettiği için sevinse ve kendisini bahtiyar saysa da, böyle bir eksiklikten dolayı ruh dünyasına çeki düzen vermesi gerektiğini de gözardı etmemelidir. Şu kadar var ki, Ferîd-i Kevn ü Zaman Efendimiz'in şemâil-i hakikiyesiyle görülmemesi sadece vicdanın ve gönlün paslı olmasından değildir. Bazen rüyayı gören zatın veya onun temsil ettiği davanın, hareketin ya da milletin başına gelecek bir kısım musibetlerden ötürü Hüzün Peygamberi'nin mahzuniyet ve mükedderiyeti misal aleminden o şekilde temessül edebilir. Nitekim, Mahzun Nebi, rengi değişmiş, eski elbise giymiş veya bir azası eksilmiş görülürse, bu rüya o yerde dinin zayıflamasına ve bid'atların yaygınlaşmasına delalet eder. Belki, Rasûl-ü Ekrem'i sallallâhu aleyhi ve sellem o rüyada gören kimse Hak katında çok makbul ve mahbub bir insandır, gönül dünyası açısından da kusursuzdur; fakat, Sultân-ı Rusül'ün, sevdiği o insanın nazarına temessülü herhangi bir hadiseye karşı iç âlemindeki durum itibariyle olur. Mesela, mühim işleri omuzunda taşıyan bir zata, İki Cihân Serveri Efendimiz, gözleri yaşlı ve sakalını tıraş etmiş olarak mahzun bir çehre ile zuhur edebilir. Bunun manası -Allahu a'lem- şudur O zatın, dolayısıyla da davasının başına gelecek bir badireden ötürü, Hakikat-i Ahmediye aleyhissalatü vesselam müteessir olduğundan Şânı Yüce Nebî kendi şekl-i hakikisinin dışında görülmüş ve bir bakıma o işi teessürle karşıladığını ifade buyurmuştur. Yine, bir şahıs rüyasında Fahr-i Kâinat Efendimiz'i çok hüzünlü görür; O'nun Uhud'da başından aşağıya kanlar akarken dahi devamlı tebessüm eden mübarek çehresi mahzun, saçı ve sakalı ise dağınıktır. Vâkıa bu saç ve sakal dağınıklığı, Aleyhi Ekmel'üt-Tehâyâ Efendimiz'in mahiyet-i hakikiyesiyle alâkalı değildir; bu hal, Hakikat-i Ahmediye aleyhissalatü vesselam'ın kendi cemaati içindeki bir kısım arızaları temsil keyfiyetiyledir ve ümmet-i Muhammed'e yönelmiş bir belanın gelmekte oluşundandır. Bizim halihazırdaki dağınık ve perişan veya ileride dağılacak ve perişan olacak yönümüze nazar etmesi itibariyle Hakikat-i Ahmediye aleyhissalatü vesselam hakiki şeklinin haricinde, saçı-sakalı dağınık bir vaziyette temessül etmiştir. Aynı zamanda, Gönüllerimizin Gülü sallallahu aleyhi ve sellem'in hüzünlü ve münkesir görüldüğü rüyalar inananları uyarmakta; onları gelmekte olan bir musibete karşı hemen Cenâb-ı Hakk'a iltica etmeye, belalara kalkan olması için sadaka vermeye ve her hayırlı vesileyi muhtemel felaketleri defedici bir paratoner olarak değerlendirmeye çağırmaktadır. O Hep Aranızda Dolaşıyor!.. Ayrıca, ümmetinin her haliyle alâkadâr olan Şefkat Peygamberi bazen de Müslümanlara ümit vermek, onların aşk ü şevklerini artırmak, gönüllerine inşirah salmak ve bütün heyecanlarıyla bir kere daha vazifelerine sarılmalarını sağlamak için rüyaları şereflendirir. Nitekim, Beyan Sultanı aleyhi ekmelüttehâyâ "Nübüvvetten ümmete yalnız mübeşşirât kalmıştır." buyurur. "Mübeşşirât nedir, ya Rasûlallah?" diye sorulduğunda, "Sâlih rüyalardır" cevabını verir. Evet, Cenâb-ı Hak, sâlih ve sâdık rüyalar vesilesiyle mü'minleri müjdeler, gönüllerini şevke gark eder ve onları muştularla sevindirir. Meselâ, bir arkadaşınız rüyasında görür ki; Gül-i Rânâ Efendimiz geliyor ve sizin kâkül-ü gülberlerinizden tutarak, alnınızdan öpüyor.. öpüyor ve "Ohh.. sizler Cennet kokuyorsunuz" diyor. Siz "Bu iltifat da neden ya Rasûlallah?" diyorsunuz; O da, "Tam gönlüme göre hizmet ediyorsunuz; adımı dört bir yana duyuruyorsunuz!" buyuruyor. Bir başka arkadaşınız, âlem-i menâmda O'na mülâkî olunca, "Ya Rasûlallah, üç-beş kişi Senin adına bir yerde toplansa, oraya mutlaka Ashâb-ı Kirâm'dan birini gönderirmişsin, bu doğru mu?" diyor. Gönüllerin Efendisi, bu soruyu tebessümle karşılıyor ve şu cevabı veriyor "Önceden öyleydi; ama şimdi zaman, âhirzaman. Kardeşlerimin daha çok himmete ihtiyacı var. Artık nerede üç-beş kişi benim adıma bir araya gelirse, onların yanına bizzat ben gidiyor ve ruhâniyetimle aralarında yer alıyorum." İşte, her durakta bir sürü hain düşüncenin rengârenk masallar ürettiği, masalların birer büyü gibi dinleyenleri uyuttuğu, bâtıla açık şuuraltlarının aldatan rüyalar gördüğü; küfre şahlık urbalarının, diyânete cadı elbiselerinin giydirildiği, ruhun gözlerine kezzap dökülüp vicdan mekanizmasına civa akıtıldığı, çevrede serpilip gelişen yeşilliklerin çehresine zift serpiştirildiği.. ve her şeyin olduğundan başka gösterilmeye çalışıldığı bir zaman diliminde Rahmeti Sonsuz, bu türlü mübeşşirât ile inananları takviye ediyor, aşk u şevke getiriyor ve gönüllerini ümit şualarıyla şenlendiriyor.. şenlendiriyor ve rüyaların diliyle adeta "Siz hizmetinize bakın; Ben Kimsesizler Kimsesiyim, sizin de kimsenizim, Siz kendinizi değiştirmedikten ve gaye-i hayalinizi terk etmedikten sonra düşmanlığa yenik ruhların hücumları size zarar veremeyecektir. Habîb-i Ekrem hep içinizde, yanınızda, yakınınızda bulunacak ve size müzâhir olacaktır!" diyor, ümitlere fer, dizlere derman ve kalblere inşirah veriyor. Teveccüh Şahsa değil Şahs-ı Manevîyedir Ne var ki, bu türlü rüyaları gören insanlar, ondaki iltifat ve takdirleri kendi üzerlerine almama hususunda âzamî hassasiyet göstermelidirler. Fahr-i Kâinat Efendimiz'in aleyhi ekmelittehâyâ sâdık rüya ve murakabelerde tenezzülen asrın garipleri arasında dolaşması, onların müesseselerini ziyaret etmesi ve bazı şahıslara hususi iltifatlarda bulunması iman hizmetinin kerametinden başka bir şey değildir; şahsî meziyet ve şahsî kemalât adına ortaya konan gayretlerle bu takdirlere mazhariyet düşünülemez ve düşünülmemelidir. Alnı öpülen, alkışlanan, takdir ve tebcil edilen şahs-ı manevîdir ve Rasûl-ü Ekrem Efendimiz'i gören kim olursa olsun, meseleyi bu açıdan değerlendirmelidir. Diğer taraftan, bir insan, Hazreti Rûh-u Seyyid'il-Enâm'la temessülen görüşürken ondan bazı emirler ve haberler de almış olabilir. Bu görüşme esnasında Peygamber Efendimiz'den duyduğuna inandığı sözler eğer şer'î ölçülere muhâlif ise, -işin içinde Hazreti Sâdık u Masduk bulunduğu için bunu farz-ı muhâl çerçevesinde dahi olsa ürpererek söylüyorum- o insan kesinlikle şer'î ölçülere ters düşen o ifadeleri tatbik edemez ve Sultân-ı Enbiyâ ile görüşmesini kendisi için delil sayamaz. Andelîb-i Zîşân Efendimiz'in bir insana rüyasında bazı şeyler söylemesi mümkündür, ancak rüyadaki o sözlerin geçerliliği, Kitap ve Sünnet'te açıklanan, İslam alimlerince yorumlanıp yazılan kurallara uygun olmasına bağlıdır. Peygamber Efendimiz'in misalini bilhassa arz ediyorum ki, diğer büyük zatları görüp onlardan bazı emirler aldıklarını söyleyenler için de bir ölçü ki, insan temessül etmiş şekilleriyle nebileri ya da velileri görse ve onların sözlerine muhatap olsa, yine hüküm değişmez; söylenenler şer'î ölçülere tatbik edilir ve davranışlar ona göre ayarlanır. Evet, rüyalar Kitap ve Sünnet gibi teşrîin gerçek kaynakları yanında hüccet ve delil sayılabilecek kriter ve kurallar değildir; asıl olan, Kitab'a ve Sünnet'e uymak, rüyaları da sübjektif birer işaret saymaktır. Dahası, İnsanlığın İftihar Tablosu'nu rüyasına misafir eden bir kimseye bir sır verilmiş demektir. Bu talihli insan, Rasûl-i Ekrem Efendimiz'in sallallâhu aleyhi ve sellem o mukaddes sırrını ulu orta fâş etmemelidir. Şayet, o rüyada iman kardeşlerinin, dost ve arkadaşlarının kuvve-i maneviyelerini takviyeye medar olabilecek bir durum varsa, işte o zaman duyduklarında inşiraha kavuşacaklarını ve aşk u şevke geleceklerini umduğu kimselere onu anlatmasında bir mahzur yoktur. Ne var ki, öyle hâlis bir niyetle sırrını paylaşırken bile nefsin gururuna bâdi olabilecek hususları gizlemek ve mümkünse rüyayı göreni meçhul bir sevgi kahramanı olarak zikretmek en doğru yol olsa gerektir. Zira, Hak kapısının sâdık bendelerine düşen, müşahedelerini anlatmaktan, rüyalarını ve yakazalarını başkalarına söylemekten kaçınmaktır; böyle bir sükûtta hem selâmet hem de ilâhî esrarı ketmetmedeki Hakk'a saygı vardır.

rüyada peygamber efendimizi ışık şeklinde görmek