5jykSJB. benim anlamadığım şu ya arkadaş ne diye FAKE yazma gereği duyarsında TAKLİT demezsin...Kelime Türkçe olduğu için yazmayamı utanıyorsun...FAKE = TAKLİT Türkçe'ye yabancı kelime sokmak için bu kadar mücadele ediyorsunuz. pkk deyince ayağa kalkıyorsunuz ama pkk'dan beter zarar veriyorsunuz...Ne için TAVSİYE değilde TAWSİYE , SEVİYORUM değilde SEWİYORUM , neden GÜZEL değilde GÜSEL yazarsınız..Neden Türkçe'de olmayan harfleri ve kelimeleri kullanırsınız.. ..yazıklar olsun.... Önce adminler doğru yazsın. Ban nedeni Fake üyelik türkçe kelimelerde gereksiz yere harf koymak ya da mevcut harfi sırf özentilik uğruna heba edilmesi en kötüsü msn de cok kişi var öyle yazan bazılarıyla konuştum hatasını anlayan anladı bazılarıda gereksiz yere taktığımı türden olanlarla hiç konusmamaya calışıyorum bugün kalkıpta **bu N95 FAKE ** diyen diyebilen adamın ben aklında şüphe arkadaş bu cümleyi yazarken o beyinini çalıştıran hücreler hiç mi düşünmüyor acaba ben ne yazıyorum TAKLİT demiyor FAKE diyor ya...işte bu insanlar cahillerin en önde gidenidir..adam taWsiye,güSel yazıyor arkadaş nasıl bir zihniyet,nasıl bir mantık,nasıl bir beyin,nasıl bir eğitim düşündükçe tansiyonum bir bakan amerikada eğitim görmüş ve japonya'da bakan ülkesinde eğitim dili yada dünya dili ingilizce dedi diye sabah evinde ölü bulundu...düşünün bir japon diline ne kadar önem içimizde ne cahiller var arkadaş CAHİLLER..artık şirinlik diyemi,entellik diyemi yazıyor..yoksa her ikisinin yanında cahilliğinden mi yazıyor anlamış değilim..... Bence önce kendi Türkçeni düzeltmelisin. Ayrıca, nickinde Türkçe değil gibi ha ? quoteOrjinalden alıntı Etkisiz Eleman Önce adminler doğru yazsın. Ban nedeni Fake üyelik arkadaşım sen kalk kim yazıyorsa onu uyar. Türkçe, Türkiyenin temellerinden birisi. quoteOrjinalden alıntı Iron Maiden Bence önce kendi Türkçeni düzeltmelisin. Ayrıca, nickinde Türkçe değil gibi ha ? fahrenheiti türkce yazcak hali yok ki quoteOrjinalden alıntı Iron Maiden Bence önce kendi Türkçeni düzeltmelisin. Ayrıca, nickinde Türkçe değil gibi ha ? Türkiye dahil bir çok ülkede öğretilen ve yer yer kullanılan bir fiziksel nicelik birimi. Seninki de bir Metal grubunun adı, onun gibi. Ona bir şey diyemeyiz. Özel isimlere. Ama onun dışında Türkçe - İngilizce karışık veya sürekli İngilizce ad kullananlar bol. evet yani diyorsun ki senin takma ismin türkçe değil...bu yüzden bende bozuk türkçe yazmaya devam edecem..kullandığım parfüm senin gibi insanlar bu ayrımı yapamayacak bir zihniyete sahip..ben ne yazıyorum sen ne diyorsun..ben türkçe içindeki olmayan kelimelerden,harflerden yada karşılığı çok daha açıkken yabancı kelimenin kullanılmasından bahsediyorum senin yazdığın şeye bak.....işte sen söylediklerime güzel bir örneksin...en azından nick yazmıyor takma ismim diyorum..en azından takma ismim FAHRENHEIT anladınmı...SEWGİ yada başka çorba bir kelime değil...... Marifet sanıyorlar.. Ayrıca ingilizce bilmek önemli ama sırf ingilizce göstermek için Türkçe sözler yerine ingilizce sözler kullanıp kendi dilimizi küçültüyorlar.. evet ingilizce bilmek önemli ama sadece mesleğine yardımcı olması kadarıyla japon ve italyan halkı bu konuda aşırı derecede hassas olan ingilizceyi sadece mesleklerine yardımcı olması amacıyla dillerine bulaştırmıyorlar ve baya bir mücadele veriyorlar. Arkadaşlar bu telefon FAKE TAKLİT değil FAKE Arkadaşlar bu filmi seyretmenizi TAFSİYE,TAWSİYE ediyorum. 2 TANE ONLAR YETİO 1 TANE YAMALI GBİ FLN MANYAq Biri de TOKİO HOTELLİ TOM VA USERİNDE AYY hey yu gayz sak ma bals mesela yukarıdaki cümledede ingilizce katledilmiş durumda yani tek Türkiye'nin sorunu değil tüm ülkelerin sorunu bknz you - u for - 4 come on - c'mon wtf,wth... ve benzeri... tamamen destekliyorum seni arkadaşım bence durumun böyle olmasının nedenlerinden biri de çağımızın getirdiği hızlı yaşama durumu her şeyi hızlı yaşayıp hemen bir başkasına geçmek istiyoruz bunun etkiside var noktalama için kusura bakmayın Bu onların sorunu...İngilizce hiçte kaliteli olmayan,o dilden bu dilden çarpılarak,kelimeler değiştirilerek elde edilmiş kökeni tarzanca olan bir dildir..Fakat Türkçe'nin bilinen tarihi 4000 bir yana bırak bu onların yada başka bir dil katlediliyor diye kendi dilimizde bunu normal karşılamak aşırı derecede saçma sapan bir durumdur. quoteOrjinalden alıntı FAHRENHEIT evet yani diyorsun ki senin takma ismin türkçe değil...bu yüzden bende bozuk türkçe yazmaya devam edecem..kullandığım parfüm senin gibi insanlar bu ayrımı yapamayacak bir zihniyete sahip..ben ne yazıyorum sen ne diyorsun..ben türkçe içindeki olmayan kelimelerden,harflerden yada karşılığı çok daha açıkken yabancı kelimenin kullanılmasından bahsediyorum senin yazdığın şeye bak.....işte sen söylediklerime güzel bir örneksin...en azından nick yazmıyor takma ismim diyorum..en azından takma ismim FAHRENHEIT anladınmı...SEWGİ yada başka çorba bir kelime değil...... Sanırım ben anlatamadım. Burda Türkçeyi doğru kullanmaktan söz ediyorsun. Ama sen de doğru kullanmıyorsun. Ben elimden geldiğimce doğru kullanmaya çalışıyorum. Ama bu klavye sonuçta, shiftim basmaz cümleye küçük harfle başlarım bunu normal karşılamak lâzım değil mi ? Kötü bir niyetim elbette yok, ama insanları düzeltmek istiyorsan, önce kendinden başlamalısın. quoteOrjinalden alıntı Iron Maiden Sanırım ben anlatamadım. Burda Türkçeyi doğru kullanmaktan söz ediyorsun. Ama sen de doğru kullanmıyorsun. Ben elimden geldiğimce doğru kullanmaya çalışıyorum. Ama bu klavye sonuçta, shiftim basmaz cümleye küçük harfle başlarım bunu normal karşılamak lâzım değil mi ? Kötü bir niyetim elbette yok, ama insanları düzeltmek istiyorsan, önce kendinden başlamalısın. güzel arkadaşım bana göre senin küçük harfle başlaman önemli genelde küçük harfle başlıyorum çünkü hızlı yazıyorum...-F klavye..benim burada anlatmak istediğim,olmayan harfler,olmayan kelimeler,anlamsız cümleler,türkçesi varken yabancı kelimeler..daha nasıl anlatabilirim ki. ÖRNEK joistik değilde oyun kolu laptop değilde dizüstü fonksiyon = işlev mail = posta mause=fare kriter =ölçüt detay=ayrıntı Sayfaya Git Sayfa Gelişen teknoloji ile dilimize çok fazla sayıda yabancı kelime girdi. Bu kelimelerin Türkçe karşılıklarını kullanmadığımızda yabancı kelimeler dilimize yerleşti. Bu nedenle günlük hayatta hiç yadırgamadan kullandığımız birçok kelime, "köken" itibariyle "Türkçe" değil. İşte en sık kullandığımız Türkçe olmayan 20 kelime... Giriş Tarihi 0957 Güncelleme Tarihi 1556 Köken Arapça Arapça ḥfẓ kökünden gelen ḥāfiẓat حافظة "saklayan, muhafaza eden şey" sözcüğünden alıntıdır. Tarihte kullanıldığı en eski kaynak Meninski, Thesaurus 1680 Köken Arapça Arapça māˀī veya māwī ماءى/ماوى "suya ait, su gibi, su rengi, mavi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça mwh kökünden gelen māˀ ماء "su" sözcüğünün nisbet halidir. Tarihte kullanıldığı en eski kaynak Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco 1533 Köken Portekizce İtalyanca Portogallo "Portekiz" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük Latince portus Cale "İber yarımadasının Atlantik kıyısında bir liman, Oporto" özel adından türetilmiştir. Tarihte kullanıldığı en eski kaynak Ahmed Cavit, Kenz-ül İştiha Tercemesi 1803 Köken Arapça Antik çağdan beri bilinen acı limonun değişik türü olarak Avrupa ülkelerine 12. yüzyılda Arap ülkelerinden getirilmiş ve adı Arapçadan alınmıştır. Tarihte kullanıldığı en eski kaynak Codex Cumanicus 1300 Köken Rusça Bulgarca ve Sırpça aynı anlama gelen şapka sözcüğünden alıntıdır. Bulgarca sözcük Fransızca chapeau "başlık, şapka" sözcüğünün küçültme halisidir. Bu sözcük Latince cappellus "küçük külah" sözcüğünden evrilmiştir. Latince sözcük Latince capa veya cappa "külah, külahlı cübbe" sözcüğünden türetilmiştir. Tarihte kullanıldığı en eski kaynak Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco 1533 Dilimizde karşılığı olmayan ifadeler, çoğu zaman yoğun olarak yaşadığımız fakat bir türlü anlatamadığımız duyguların tercümesi olabiliyor. Anlatmakta güçlük çektiğimiz, olayları anlatabilmek için onlarca kelime sarfettiğimiz durumları ifade etmek aslında çok kolay. Düşünülmediğinden midir bilinmez, dilimizde sözlük karşılığı bulunmayan fakat dünya üzerinde kullanılagelen bu kelimeler tam da birçoğumuzun ilacı olacak şekilde. 1- SAUDADE Portekizce “imkansız şeyler için duyulan arzu, yitirilene özlem” “Saudade” Portekiz dilinde, gerçekleşmeyen veya muhtemelen gerçekleşmeyecek bir şey için duyulan belli belirsiz, sürekli arzuyu’ ifade ediyor. Aynı zamanda sevilen ve yitirilen kişi veya nesne için duyulan nostaljik özlem’ anlamını da taşıyor. 2- FORELSKET Norveççe “Aşık olunan andaki heyecan duygusu.” Şüphesiz aşık olunduğunu tarif etmek için mide kelebeklenmesinden başlayarak uzunca bir kelimeler ve benzetmeler yığını oluşturuyoruz. Oysa Norveç’te bu durum oldukça basit! “Forelstket” Kelimenin tam karşılığı ise, aşık olmaya başlarken yaşanan ve tarif edilemez olan coşku. 3- KINTSUGI Japonca “Kusurlu olmak güzeldir.” Kırılan bir nesnenin eskisinden daha güzel ve daha değerli hale getirilebileceğini anlatmak için kullanılan bir sözdür. Kelimenin tam manası, kırık ve çatlak nesnelerin altın kullanılarak onarılması esasına dayanan eski Japon sanatını işaret etmektir. Anlamını aldığı felsefeye göre, hayat tüm kusurları ile değerlidir. Bu nedenle “kintsugi” ile kırık izleri gizlenmek yerine daha da vurgulanır, amaç yaşanmışlık ve kusuru daima kutsamaktır. 4- TSUNDOKU Japonca “Okunmamış kitaplardan oluşan istif” Kitap alırken yaşadığımız heyecanı ne yazıkki sonrasında getiremeyebiliyoruz. Satın aldığımız fakat okumak için fırsat bulamadığımız, bir şekilde okuyamadığımız atıl durumdaki kitapları ifade etmek için düşünülmüş bir sözcük “tsundoku”. Japonların müsrifliğe olan aşırı duyarlılığının bir ürünü sayılabilecek bu kelime, bir kitabı satın aldıktan sonra okumamak ve diğer okunmamış kitaplarla birlikte istif yığın hâlinde bırakmak durumunu anlatır. 5- TREPVERTER Yidiş Dili “zamanında kullanılmamış, henüz akla gelen cevap ya da karşılık” Öncelikle Yidiş, yaklaşık 1000 yıldan fazla bir süredir Avrupa’da yaşayan Aşkenaz Yahudîleri tarafından kullanılan bir dil. Bu dile mensup enteresan bir kelime olan “trepverter”, net kelime anlamıyla, kullanmak için çok geç olduğunda akla gelen cevap ya da karşılık’ demek. Literatürde ise “merdiven sözcükleri” olarak ifade ediliyor. 6- WABİ-SABİ Japonca “yaşam ve ölüm döngüsü kabulüyle, kusurlarda güzellik bulma” Kabul edelim Japonlar kırılan, dökülen bir şekilde kusurlu olan şeyleri tedavülden kaldırmak yerine kullanıma açmayı, yıkıcı olmak yerine hayata kazandırmayı ilke edinmiş. Yaşamın tüm olumsuzluklarıyla birlikte başlangıcı ve sonu olan, içine güzellikler doldurabileceğimiz bir gerçeklik olduğu kabul edilmiş. E haliyle yaşam ve ölüm döngüsü kabul edilerek kusurlarda güzellik bulma’ durumunu ifade etmek adına “webi-sabi” kelimesini kullanmaları yaşamlarının bir parçası. 7- GURFA Arapça “avuç içinde biriktirilebilecek su” Hangimiz yapmadıkki düşen yağmur damlalarına avuç açıp biriktirme işini! Arapça’da yağmur damlalarını avuçta biriktirme eylemi önemsenmiş olacak ki bir avuç içinde tutulabilecek su miktarını’ ifade etmek için “Gurfa” kelimesi türetilmiş. 8- KOMOREBİ Japonca “yapraklar arasından yansıyan güneş ışığı” Japonca’nın evren ve yaşam üzerine kelimeleri günlük kullanımda da oldukça yerleşmiş. Gün döngüsü içerisinde güneş ışıklarının varlığı ve farkındalığı için türetilen “komorebi” kelimesi, ağaç yaprakları arasından süzülen güneş ışığı’ anlamına geliyor. 9- FIKA İsveççe “günlük rutinden uzaklaşma amacıyla, bi’ evde veya kafede kahve içmek, hamur işi yemek için birlikte toplanılması” İsveç dilinde, günün yoruculuğu ve koşuşturmacasına ara vermek için mola mahiyetinde kullanılan”fika”, muhabbet etmek ve kaçamak yapmak için, bir kafede ya da birisinin evinde toplanarak saatlerce kahve içmek, hamur işi yemek’ anlamında. 10- COMMUOVERE İtalyanca “kalpleri ısıtan anlatılar, göz yaşartıcı hikayeler” Bu kelimeyi duymuş olmanız muhtemel. “Commuovere”, genellikle “kalpleri ısıtan” anlamını taşıyor. Kelimenin aslı ise göz yaşartan hikâyeleri anlatma, anımsama’ niteliğinde olması. Türkçe Argo Kelimeler 23 Popüler Türkçe Argo Kelime *Argo, Wikipedia’da şu şekilde de tanımlanır;Ortak dilden olmakla birlikte her yerde ve her zaman kullanılmayan ya da kullanılması hoş karşılanmayan; külhanbeylerinin, serserilerin ya da eğitimsiz kimselerin kullandıkları sözcük, deyim ya da anadilin, genel kültür dilinin, ortak dilin içinde yer alan özel bir dil olan argo, Fransızca argo’dan dilimize yerleşmiştir. İngilizcede slang denir. Argo, kaba ve küfürlü bir dil olarak anlaşılır, bozuk dil olarak anlaşılır, ancak küfürlü dilden veya bozuk dilden gruba has bozulmuş dile jargon, genel olarak kaba halk diline, özel bir terminolojisi olan gizli dile argo denilmektedir. Argo, anadilin üst düzeyindeki yazı dilinden ayrı, anadilin alt düzeyindeki konuşma diline bunu zaten biliyorsunuzdur. Peki Türkçe argo kelimelerin neler olduğunu biliyor musunuz?1- KankaKanka, Türkçede yaygın olarak kullanılan bir kelimedir. Genelde yakın arkadaşlar birbirine bu şekilde hitap eder. Kanka aslında kankardeş’in kısa versiyonudur. Bazı insanlar ben de onlardan biriyim bu kelimeden naber ya? Buddy, what’s up?İyilik kanka senden naber? Fine buddy, what about you?Benden de iyilik. Nerelerdesin? Fine too. Where have you been?Tatildeydim kanka yeni döndüm. I was on holiday buddy, I just came back.2- İnekİngilizcedeki ”nerd” kelimesi Türkçede ”inek”tir. Çok çalışkan, dersten kafasını kaldırmayan insanlar için sinemaya geliyor musun? Are you coming to the cinema this evening?Bugün çıkamayacağım, ders çalışmam gerek. I can’t go out today, I have to study.Sen de tam inek çıktın ya. You are such a nerd.3- TuzluPahalı şeyler için ”tuzlu” kelimesini elbise nasıl sence? What do you think about this dress?Fiyatı nedir? What’s the price?500 lira 500 LiraÇok tuzlu. Alamayız! It’s too expensive! We cannot buy it!4- Kafa ütülemekKafa ütülemek deyimi ”saçma sapan konuşarak, gevezelik ederek rahatsız etmek, çok ve gereksiz konuşmak” anlamına konuşmalarınızla kızdırırsanız ve bu birisi Türk ise, o kişiden yüksek ihtimalle ilk duyacağınız şey ”kafamı ütüledin” olacaktır!Yeni çocuk nasıl? Anlaşabildiniz mi? How is the new guy? Did you two get along well?Anlaşmak mı? O kadar çok kafa ütülüyor ki! Onun yanında bir kelime etmenin imkanı yok! Getting along? He just talked me ragged!Yeter artık kafa ütülediğin! Biraz ara ver! That’s enough of you now! Take a break!5- KazıklamakBir şey çok pahalıysa ”kazık” deriz. ”Kazıklamak” ise bir kişinin bir şeyi değerinden yüksek fiyata satarak karşısındakini kandırmaya çalıştığı durumu açıklamak için kişi size bir ürünü çok yüksek bir fiyata satmışsa da siz ”kazıklanmış” ceket nasıl? Sadece 500 lira. How much is this jacket? It’s only 500 liraNe? Kazık! 500 liraya 2 tane ceket alırsın. What? Expensive! You can buy two jackets for 500 lira!Bu ayakkabıları ne kadara aldın? How much did you pay for the shoes?Çok pahalı. Sanırım kazıklandım. It’s too expensive. I guess I got ripped off.Evet anlaşılan satıcı seni kazıklamış. Yes it seems the seller overcharged you.6- Matrak”Matrak”, eğlenceli, komik ve hoş anlamına gelen Türkçe argo bir iş arkadaşın nasıl biri? How is your new colleague?Çok matrak bir kadın. Çok iyi anlaşacağa benziyoruz. She is amusing. It seems that we are going to get along well.7- Cebi delikCebi delik ya da beş parasız aynı anlama geliyor olup, ”fakir, parası olmayan” anlamlarına sefer yemeği sen ısmarla, olur mu? You pay for the dinner this time, ok?Ben beş parasızım bilmiyor musun? I have no money, don’t you know?Onun cebi delik, yine biz ödeyeceğiz. He is broke, we’re going to pay again.8- Akşamdan kalmak”Akşamdan kalmak” çok fazla alkollü içki tüketilen bir akşamın ardından, ertesi gün kendini kötü bu kadar yorgun görünüyorsun? Why do you look so tired?Çünkü akşamdan kaldım. Su alabilir miyim? Because I’m hungover. Can I have some water?Akşamdan mı kaldın sen? Neden çalışmıyorsun? Are you hungover? Why don’t you work?!9- Valla?”Vallahi’ yemin etmek anlamına gelen Arapça bir kelimedir. Biz bu kelimeyi ”valla” şeklinde kısaltarak kullanırız konuşma dilinde. ”Valla mı” ve ”valla”, ”gerçekten mi, sahiden mi, öyle mi”nin argo evlendi,haberin yok mu? My daughter got married, haven’t you heard about it?Valla? Hiç haberim yok! Neden söylemedin? Really? I have not heard about it. Why didn’t you tell me?Yemekler benden! Food is on me!Valla? Süper! Really? Super!10- Hadi oradanBir şeye inanmadığınızda veya birinin söylediği bir şeye çok kızdığınızda, bu ifadeyi akşam Roma’ya uçağım var! I have a flight to Rome tonightHadi oradan! Gerçekten mi? You gotta be kidding me! Really?11- Ayvayı yemek Hiç kimsenin düşmek istemeyeceği bir duruma düştüğümüz durumlarda kullanılır. Başın belada ise ayvayı yedin demektir!Eyvah! Polis geliyor! Alas! The police is coming!Şimdi ayvayı yedik! We are screwedNeden kaçıyorsun? Why you are running away?Kaç kaç! Ayvayı yedik, babam burada! Run run! We are screwed, my father is here!12- Yandık!Başımıza kötü bir şey geldiğinde ayvayı yedik ile aynı anlama gelen ”yandık’ da gördün mü? Bugün tüm marketler kapalı! Did you see the news? All markets are closed today!Eyvah, yandık. Evde hiçbir şey yok ve akşam misafirlerim gelecek! Alas, we are doomed. There’s nothing in the house and I have guests tonight.13- SazanSazan aslında tatlı sularda yaşayan bir balıktır. Ancak argoda ”her lafa atlayan, her şeye inanan” insanlar için kullanılır. Genelde ”sazan gibi atlamak” şeklinde de her şeye sazan gibi atlıyorsun! You are caught with chaff all the time!14- BeleşArgoda ”bedava” yerine dilimize Arapçadan geçmiş olan ”beleş” ne kadarmış? How much is the necklace?Beleş. Para istemedi. Free. He didn’t ask for money.Hesap ne kadarmış? How much is the bill?Beleş! Sahibi arkadaşım. Free of charge! The owner is my friend.15- Racon”Racon” aslında Türkçeye İtalyancada ”akıl, sebep” anlamına gelen ”ragione” kelimesinden geçmiş. ”Racona ters” dediğimizde, akla mantığa ters demek isteriz. Bir de ”racon kesmek” çok fazla söylenir, bu da bir anlaşmazlığı kabadayılık dünyasında geçerli kurallara göre sonuca bağlamak anlamına racon kesemezsin! You can’t swagger here!16- EkmekEğer bir görüşmeniz varsa ama o görüşmeye gitmezseniz karşınızdaki kişiyi ekmiş beni neden ektin? Why did you stand me up yesterday?Çok hastaydım, özür dilerim. I was so sick, sorry.Bu akşam işin var mı? Are you free tonight?Var ama boşver, onu ekerim. Beraber çıkalım. Yes but doesn’t matter, I’ll stand him up. Let’s go out together.17- Enayi”Enayi”, kolayca aldatılabilen, aşırı ölçüde aptal, bön ve avanak anlamlarına ne hediye aldın? What gift did you get her?Son çıkan telefonlardan aldım. I bought her from the latest phones.Enayi misin sen ya? O kadar para verilir mi? Are you fool? Why did you spend that much?18- KerizEnayi ile aynı anlama gelen, kolayca aldatılabilen, aptal, saf kimselere argoda ”keriz” de istediği borç parayı vermedin değil mi? You didn’t lend the money he wanted from you, did you?Verdim elbette! Of course I did!Keriz misin sen ya? Nasıl inandın o adama? Are you simpleton? How did you believe him?19- LanBir Türk’ün hayatı boyunca en sık kullandığı kelime nedir diye sorarsanız, cevap ”lan” olacaktır! Bu kelime bazı insanlar için nokta gibidir, her cümlenin sonuna koyarlar. İngilizceye man ya da mate olarak çevrilmiş olsa da, lan kelimesini gerçek anlamı dışında kullanıyoruz artık. Tüm cümlelerin sonunda veya başında ”lan” kelimesini kullanabilirsiniz. *Not Arkadaşlarınızla olan konuşmalarınız dışında kullanmayın!Naber lan! What’s up?İyilik lan senden naber? Good, what about you?Lan bana neden söylemedin? Why didn’t you tell me?Ne bileyim lan unuttum. I don’t know, I forgot.O kim lan? Who is that?Bir arkadaş. Sen tanımazsın. A friend. You don’t know him.20- KıroTerbiye almamış, eğitimsiz, kaba saba insanlara ”kıro” kıroya bakar mısın, çoraplarını çıkarmış ayaklarıyla oynuyor! Look at that lowbrow, he’s playing with his feet off his socks!Kıro musun sen ya? Nasıl bir giyinme şekli bu? Are you a lowbrow? What kind of dressing is this?21- DandikKalitesiz, düşük nitelikli şeylere argoda ”dandik” izliyorsun? What are you watching?Şu yeni çıkan diziyi izliyorum. I’m watching this new tv series.Ya şu dandik şeyleri neden izliyorsun anlamıyorum. I don’t understand why you are watching these lousy things.Yeni telefon mu aldın? Eskisine ne oldu? Got a new phone? What happened to the old one?Çok dandikmiş, kırıldı hemen. It was poor-quality, got broken immediately.22- Çakal”Çakal” gerçek anlamıyla köpekgillerden olan şu aşağıdaki şirin Argo KelimelerAncak argoda ”uyanık, insanları kandırmakta usta” insanlar için yapıyorsun sen orada? What are you doing there?Birazdan anlarsın! Bu oyunu biz kazanacağız. You will get it soon! We are going to win this game.Sen tam bir çakalsın! You are such a smartass.23- KokoşGörünüşüne çok fazla önem veren, abartılı giyinen, süslü püslü kadınlara ”kokoş” kızdan bahsediyorsun? Şu kokoş olan mı? Which girl are you talking about? Is that the fashionista one?Evet o süslüden bahsediyorum. Yes, I’m talking about that dolly bird.Her dilde olduğu gibi Türkçe argo kelimelerin de sayısı sonsuz ve daha fazla yazmaya devam edersem sayfalarca yazmam gerekecek! Ama dillerin güzelliği de bu değil mi? Ana dilimizde argo kelimelerle konuşabiliyor olmak güzel ancak bunu diğer dillerde de yapabiliyor olsaydık mükemmel olmaz mıydı?Umarım bu bilgiler sizin için yararlı olur. Yeterince kafa ütüledim sanırım, hoşça kalın!Türkçe öğrenmek istiyorsanız Türkçe öğrenmek ile ilgili diğer yazılara da göz atabilirsiniz!Diğer dillerle ilgili ipuçları ve taktikler almak için ise sizi buraya alalım!Sorularınız ve Türkçe çalışmalarınızın nasıl geçtiği hakkında yorum yazmayı unutmayın!İyi yolculuklar – Have a good journey!

türkçe olmayan kelimeler ve nedenleri